YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/1385
KARAR NO : 2006/4276
KARAR TARİHİ : 20.04.2006
Mahkemesi : Kadıköy 3. İcra Mahkemesi
Tarih : 28.09.2005
Nosu : 1235-1394
Taraflar arasındaki şikayet davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili dava dışı borçlu şirkete ait taşınırların satışından sonra düzenlenen sıra cetvelinde üst sıraya alınan davalının ödeme emri tebligatının usule aykırı biçimde yapıldığını, haciz ve muhafaza için 1.484.-YTL. masraf yapmalarına rağmen davalı yana satış masrafı olarak gösterilen 1.005.35 YTL. ayrıldığını ileri sürerek usulsüz tebligatın, fahiş satış masrafının ve garamenin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili ödeme emrinin usulüne uygun biçimde tebliğ edildiğini, haczin davacı ile aynı yerde ve zamanda yapıldığını bildirerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
İcra Mahkemesi’nce usulsüz tebligata ilişkin şikayetin kabulüne, ıttıla tarihinin 28.10.2003 tarihi olarak tesbitine; hukuka uygun bulunan sıra cetveline itirazın kaldırılmasına karar verilmiş; hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı yanın iddialarından biri davalı yanın takip dosyasından gönderilen ödeme emrinin dava dışı borçluya usulüne uygun biçimde tebliğ edilmediği, dolayısıyla davalı yanın takibinin kesinleşmediği noktasındadır. Mahkemece dava tarihinin ıttıla tarihi olarak kabulü istemi karşılamaktan uzaktır. İkinci istem ise haciz ve muhafaza masrafı olarak yapılan paranın kendilerine ödenmemesinin hatalı olduğuna ilişkindir. İcra ve İflas Kanunu’nun 138/II nci maddesine göre bir malın satış bedelinden öncelikle haciz, paraya çevirme ve paylaştırma gibi bütün alacaklıları ilgilendiren masraflar çıkartılmalıdır.
Bu durumda mahkemece davalı yanın takip dosyasından gönderilen ödeme emrinin dava dışı borçluya usulüne uygun biçimde tebliğ edilip edilmediği araştırılmalı; tebliğin usulüne uygun olduğu anlaşılması halinde tebliğ tarihi itibariyle sıralama yapılıp yapılmadığına bakılmalı, eğer tebliğin usulüne uygun olmadığı anlaşılırsa davalı yanın takibinin kesinleşmediği dikkate alınarak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmelidir. Öte yandan İcra ve İflas Kanunu’nun 138/II maddesi gereğince malın satış bedelinden öncelikle haciz ve muhafaza, daha sonra satış masraflarının çıkartılması gerektiği dikkate alınarak istem hakkında olumlu ya da olumsuz bir karar verilmek gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmemiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan hükmün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 20.04.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.