Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2006/1766 E. 2006/7250 K. 03.07.2006 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/1766
KARAR NO : 2006/7250
KARAR TARİHİ : 03.07.2006

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– K A R A R –
Davacı vekili, taraflar arasındaki 17.01.2003 tarihli sözleşmeye göre davalının 185.000.-Euro karşılığında potain kule vincini müvekkiline ait araziye faal ve çalışır vaziyette teslim edeceğini, ancak bu edimini yerine getirmediğini, davalının satın alınan vinci Antalya gümrüğüne getirerek terkettiğini, gümrükten montajın yapılacağı yere kadar yapılması gereken ödeme ve hizmetlerin müvekkili tarafından yapıldığını, bu aşamada müvekkilinin birçok harcama nedeniyle toplam 5.735.231.891.-TL. zarara uğradığını belirterek bu tutarın ödeme tarihinden geçerli olmak üzere faiziyle tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının malların gümrükten çekilmesini teminen yapması gereken işleri yapmadığını, yatırılması gereken gümrük, vergi, resimleri ve KDV.yi yatırmadığını, yatırılması gereken ödemelerin yapılmasını müteakiben kule vincinin, 02.04.2003 tarihinde gümrükten çıkarılabildiğini, vincin zorunlu olarak taşıyıcı tarafından ardiyeye indirildiğini, zamanında ödenmiş olsaydı herhangi bir fuzuli ödemenin sözkonusu olmayacağını bildirerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre, davacı adına Antalya gümrük sahasına taşıyıcı tarafından getirilen alım-satım konusu vincin ithali için gerekli ödeme ve işlemlerin davacı tarafından zamanında yerine getirilmemesi nedeni ile gereksiz ödeme yapıldığı, bu ödemelerin davacının sorumluluğunda olduğu, geç ödeme nedeniyle uğranılan zararın davacının kusurundan kaynaklandığı, bu ödemelerden davalının sorumlu tutulamayacağı gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Yargılama sırasında iki ayrı rapor alınmış ve mahkemece 10.05.2004 tarihli bilirkişi raporuna dayanılarak hüküm verilmiştir. Hükme esas alınan rapora davacı vekili gerekçelerini göstermek suretiyle itiraz ettiği gibi, sözkonusu raporla önceki rapor arasında belirgin biçimde çelişki vardır. Mahkemece anılan raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi için konusunda uzman bir bilirkişi yada bilirkişi kurulundan Yargıtay denetimine elverişli biçimde rapor alınarak tüm deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik inceleme ile karar verilmesi doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre öteki yönlerin şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 03.07.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.