YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/2049
KARAR NO : 2006/10182
KARAR TARİHİ : 31.10.2006
Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki birleştirilen itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Dava, birleşen dosyalar ile birlikte taraflar arasında imzalanan 25.11.1999 tarihli protokol ile davacı tarafından bedeli peşin ödendiği halde davalı tarafça mermerlerin teslim edilmemesi sebebiyle teminat olarak alınan senetlerin tahsili için girişilen icra takibine yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davalı vekili, teminat senedi ile takibe girişilmesinin doğru olmadığını teslim edilmesi gereken mermerlerin müvekkili tarafından teslim edildiğini savunarak davanın reddi ile %40 tazminatın davacıdan tahsilini istemiştir.
Mahkemece davalının teslime yönelik savunmasında bahsi geçen mermerlerin başka bir hukuki ilişki ile ilgili olduğunu davacının iddia etmesi karşısında ispat yükünün yer değiştirerek davacıya geçtiği, davacının bu hususu yazılı belge ile ispatlayamadığı, hal böyle olunca takibe konu edilen senetlerin bedelsiz kaldığı gerekçeleri ile asıl dava ve birleşen davaların reddine, davalı tarafın kötüniyet tazminatı talebinin yerinde olmadığına karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Davalı vekilinin katılma yolu ile temyiz dilekçesi temyiz defterine kaydedilmediği gibi harcı da yatırılmadığından temyiz isteminin reddi gerekmiştir.
2-Davacı vekilinin temyizine gelince;
Dava konusu bonoların teminat olarak verildiği konusunda uyuşmazlık bulunmamaktadır.Taraflar arasındaki uyuşmazlık 25.11.1999 tarihli satış protokolü uyarınca davalının teslim etme yükümlülüğü altında bulunduğu malı teslim edip etmediği ve bunun sonucuolarak dava konusu senetlerin karşılıksız kalıp kalmadığı noktasında toplanmaktadır.Davalı taraf malı teslim ettiğini savunmuş ve savunmasının kanıtı olarak faturalar sunmuştur..Davacı taraf ise davalının savunmasına konu ettiği malları teslim aldığını ancak bu malların protokolde belirtilen mallar olmayıp dava konusu senetlerle de ilgisinin bulunmadığını, başka bir satışın konusunu teşkil ettiğini iddia etmiştir. Bu durumda teslimatın başka bir satış ile ilgili olduğu yönündeki iddiasını davacının kanıtlamakla yükümlü olduğu yönündeki yerel mahkeme gerekçesinde isabetsizlik bulunmamaktadır.Ne varki, protokolün konusu 70.000.000 m3/TL birim fiyatıyla şeker beyaz özellikli mermer satışı olduğu halde davalının savunmasına dayanak teşkil eden 14.8.2000 ve 17.12.2000 tarihli faturalarda moloz mermer blok mermerden bahsedilmiştir.Faturalarda gösterilen birim fiyatları da protokoldeki birim fiyatı ile uyumlu bulunmamaktadır.Protokol içeriği ile davalının sunduğu faturaların gerek mermer cinsi gerekse birim fiyat yönünden örtüşmemesi davacının iddialarını destekler niteliktedir.Mahkemece bu yönler üzerinde durulup tartışılmadan eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz isteminin reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 31.10.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.