Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2006/2088 E. 2006/8803 K. 26.09.2006 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/2088
KARAR NO : 2006/8803
KARAR TARİHİ : 26.09.2006

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tesbit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacılar vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, tarflar arasında imzalanan satış sözleşmesine göre döviz üzerinden alınan kumaşlarda fiili ödeme tarihindeki Merkez Bankası Döviz Satış Kurunun esas alınacağı, sözleşmede muacceliyet şartı veya vadenin belirlenmediği, karşılıklı mutabakat ile 18.7.2003 tarihinde toplam 12.088.000.000.TL bedelli iki adet çek verildiğini, davalının söz konusu çekleri 3.11.2003 tarihinde icra takibine konu ettiğini, icra baskısı altında 21.1.2004 tarihinde 12.000.000.000.TL ödeme yapıldığını, oysa fiili ödeme tarihinde (çeklerin verildiği 18.7.2003 tarihinde) satın alınan kumaşın dolar karşılığının 11.024.662.500.TL olduğunu, fazladan icra takibine girişildiğini ileri sürmüş ve müvekkillerinin 5.750.000.000.TL borçlu olmadığının tesbitine, %40 kötüniyet tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece bizzat ödemenin gerçekleştiği tarihdeki kurun esas alınması gerektiği, iki çekin keşide tarihi ile ödeme tarihi arasındaki sürenin davacı tarafın temerrüdünü oluşturduğu ayrıca taraflar arasındaki sözleşmede geç ödemeden ötürü vade farkının düzenlendiği gerekçeleri ile yerinde görülmeyen davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacılar vekilince temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere ve özellikle taraflar arasındaki 18.7.2003 tarihli mutabakat uyarınca davacı tarafından davalıya verilen çek bedellerinin ödenmemesi nedeniyle davacı aleyhine takibe girişilmesinde usulsüzlük bulunmamasına ve somut olay bakımından haciz tehdidinden söz edilemeyeceğine göre davacılar vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, 26.9.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.