YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/2148
KARAR NO : 2006/4178
KARAR TARİHİ : 19.04.2006
Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi
Tarih : 17.9.2004
Nosu : 679-279
Taraflar arasındaki menfi tesbit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı Banka vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkili ile davalı şirket arasında akdedilen sözleşmenin teminatı olarak aralarında 26.9.2002 vade tarihli 7.500.000.000.TL. bedeli bononun da bulunduğu yirmibir adet bononun davalıya teminat amacıyla verildiğini, bonoların teminat fonksiyonu sona erdiği halde davalı şirketin bunları iade etmeyerek diğer davaya ciro ettiğini ve bonolardaki boş bırakılan düzenleme tarihlerinin sonradan doldurulduğunu ve takibe konu edilmek istendiğini belirterek 7.500.000.000.TL. bedelli 26.9.2002 vade tarihli bonodan dolayı müvekkilinin borçlu olmadığının tesbitine ve %40 tazminatın davalıldan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı banka vekili, davacı ve davalı şirket arasındaki ilişkisinin iyiniyetli hamil olan müvekkilini etkilemeyeceğini ve bonoların tamamen doldurulmuş olarak müvekkiline ciro edildiğini bildirerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Diğer davalı davaya karşı yanıt vermemiştir.
Mahkemece, davacı ve davalı şirket arasında akdedilen ek sözleşmeyle önceki sözleşmenin feshine ve bonoların iadesinin kararlaştırıldığını ve aynı konunun diğer davalı bankaya da ihtar edilmiş olması ve böylece davalı şirket yönünden borcun dayanaksız kaldığı ve ayrıca davalı bankanın kötüniyetli olduğunun da ispatlandığı gerekçesiyle davanın kabulüne, davacı yanın 7.500.000.000.TL. bedelli bonodan dolayı davalılara borçlu olmadığının tesbitine ve bono bedelinin %40’ı oranında tazminatın davalılardan tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı banka vekilince temyiz edilmiştir.
Davalı şirketin yargılama sırasında iflas ettiği anlaşılmaktadır. İİK:’nun 194 maddesi uyarınca acale haller müstensa olmak üzere müflisin davacı ve davalı olduğu hukuk davaları durur ve ancak alacaklıların ikinci toplanmasından 10gün sonra devam olunabilir. Mahkemece anılan yasa hükmü uyarınca işlem yapılmak üzere hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, bozma biçimine göre davalı bankanın temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine,19.4.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.