Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2006/2570 E. 2006/8650 K. 22.09.2006 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/2570
KARAR NO : 2006/8650
KARAR TARİHİ : 22.09.2006

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı vekilince duruşmasız, davalı vekilince de duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı vek.Av…. … gelmiş, davacı tarafından kimse gelmemiş olduğundan onun yokluğunda duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– K A R A R –

Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında hammadde alım protokolü çerçevesinde ticari ilişki bulunduğunu, bu ilişki çerçevesinde davalıya 04.09.2001 ve 14.09.2001 tarihli 9.000.000.000.-TL.lık ve 9.810.000.000.-TL.lık çeklerin verildiğini, davalının bu çekler karşılığı mal vermediğini, çeklerin üçüncü kişilere ciro edilip tahsile gidilmesi halinde telafisi güç zararlar doğacağını beyanla çeklerle borçlu olmadıklarının tespitini ve çeklerin icra takibine konulmaması için tedbir kararı verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, yetkili mahkemenin İstanbul Ticaret Mahkemesi olduğunu, çeklerin sipariş edilen malın bedeli olarak değil daha önceki alışverişler nedeni ile birikmiş borçlarına mahsuben verildiğini, dava konusu çek bedellerinin düşülmesinden sonra dahi davacının 19.363.337.895.-TL. cari hesap borcu bulunduğu, çeklerin üçüncü kişiye ciro edildiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
Yargılama devam ederken dava dışı üçüncü kişi davacı hakkında icra takibi yapmış ve çek bedelleri üçüncü kişiye ödenmiştir.
Mahkemece iddia, savunma, toplanan deliller ve bilirkişi raporuna göre davalının yetki itirazının reddine, davalının vade farkı talep edemeyeceğini, davacının 8.126.119.360.-TL. cari hesaptan borcu bulunduğu, bu borç düşüldüğünde davacının 10.683.880.640.-TL borçlu olmadığının tespitine karar verilmiş, hüküm davacı ve davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere ve özellikle çeklerde keşide yerinin Adana ve muhatap bankanın da Adana/Yüzevler Şubesi olduğundan davalının yetki itirazının reddinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davalı vekilinin vade farkına ilişkin temyiz itirazlarına gelince; Davalı tarafından dosyaya ibraz edilen ve davacı şirketin kaşe ve imzası ile teyit ettiği takip formlarında “vadesinde ödenmeyen borçlar gerekirse USD ye çevrilir veya TL bazında aylık % 10 vade farkı uygulanır” denilmektedir. Sipariş takip formları 27.06.2003 gün 2001/1 Esas 2003/1 Karar sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Hukuk Genel Kurulu Kararında öngörülen vade farkı sözleşmesi hükmündedir. Bu yön gözetilerek veya davalının vade farkı alacağı da hesaplanarak uygun sonuç dairesinde bir karar vermek gerekirken vade farkı konusunda yazılı bir sözleşme ve teamül bulunmadığı gerekçesiyle hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, bozma gerekçesine göre davacı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davalı yararına takdir edilen 450.00.-YTL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, peşin harcın istek halinde iadesine, 22.09.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.