Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2006/4255 E. 2006/7042 K. 28.06.2006 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/4255
KARAR NO : 2006/7042
KARAR TARİHİ : 28.06.2006

Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi
Tarih :18.2.2003
Nosu :45-23
Taraflar arasındaki menfi tesbit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı, toplam 1.540.000.000.TL bedelli üç adet senedin bedelleri ödendiği ve alacaklıları tarafından ibra edildikleri halde, senetleri ciro yoluyla devralan davalı … ‘ın mükerrer tahsil için icra takibine giriştiğini, kendisinin kefil ve davalı …’ın asıl borçlu olduğunu bildirerek davalılara borçlu olmadığının tespitini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, davacının söz konusu bonolarda kefil değil müteselsil borçlu olduğunu, senetlerin müvekkili …’a ciro edilmesinden sonra lehtarlarınca ibraname verildiğini ve gerçeği yansıtmadığını, müvekkillerinin herhangi bir ibranamesinin olmadığını, davacının icra tetkik merciinde açtığı borca itiraz davasının reddedildiğini bildirerek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece toplanan delillere göre takip alacaklısı tarafından borçlular aleyhine icra takibinde bulunulduğu, davacının borca itiraz talebinin icra tetkik merciinde reddedildiği ve kesin hüküm oluştuğu, ibranamelerin ise takipten sonra yapıldığı ve davacı borcunun sabit olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dava konusu bonolarda davalı … keşideci borçlu konumunda olup senet alacaklısı olmadığından, açılan menfi tesbit davasında adı geçene husumet yöneltilemeyeceğinden davanın reddi gerekirken, yazılı gerekçeyle reddi sonucu itibariyle doğru olmakla adı geçen hakkındaki hükmün HUMK.nun 438/son maddesi gereğince gerekçesi değiştirilerek ve düzeltilerek onanması gerekmiştir.
2-İcra mahkemesince borca itiraz yönünden verilen karar menfi tesbit davası yönünden kesin hüküm teşkil etmez. Bu nedenle mahkemenin icra mahkemesince verilen kararın kesin hüküm teşkil edeceği gerekçesi isabetsizdir. Ne varki, davacının borcun senet lehdarına ödendiğine ilişkin olarak dayandığı ibranameler takip tarihinden sonraki bir tarihi taşıdığından davalı … ‘ın TTK.nun 599.maddesinde düzenlendiği şekilde bilerek borçlunun zararına hareketle bonoları devraldığı kabul edilemeyeceğinden başka bir anlatımla adı geçen davalının kötüniyetli hamil olduğu kanıtlanamadığından davalı hamil …’a yönelik davanın bu gerekçeyle reddi isabetli olduğundan hükmün HUMK.nun 438/son maddesi gereğince değiştirilerek ve düzeltilerek onanması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda (1) ve (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün düzeltilerek ONANMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 28.6.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Aslı gibidir.