Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2006/7801 E. 2007/1407 K. 16.02.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/7801
KARAR NO : 2007/1407
KARAR TARİHİ : 16.02.2007

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki birleşen alacak ve menfi tesbit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı ile davalı … vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– K A R A R –
Davacı vekili, oto kiralama işi yapan müvekkili şirketin 17.2.2003 tarihinde davalıya ait … plaka sayılı aracı 12.000.000.000.TL peşin para geri kalan 5.000.000.000.TL: için de 3 adet çek vermek suretiyle 17.000.000.000.TL bedelle satın aldığını, davalının müvekkiline 17.7.2003 tarihli oto satışı ile ilgili vekaletname verdiğini, müvekkilinin aracı üzerine almak istediğinde aracın üzerinde bir sürü haciz şerhi olduğunu öğrendiğini, bu arada müvekkilinin zilyedliğindeki aracın faili meçhul kişilerce çalındığını, daha sonra hasarlı şekilde bulunduğunu, davalının araç üzerindeki hacizleri kaldıracağını söylemesi üzerine müvekkilinin aracın hasarlarını 7.600.000.000.TL: masraf yaparak giderdiğini ancak davalının araç üzerindeki hacizleri kaldırmadığı gibi müvekkiline 11.8.2003 tarihli azilnameye gönderdiğini iddia ederek araç bedeline karşılık peşin ödenen 12.000.000.000.TL: ile araca yapmış olduğu masraf karşılığı 6.700.000.000.TL.’nin en yüksek ticari faizi ile birlikte tahsiline çekler hakkında ödemenin durdurulması için tedbir kararı verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili, 24.10.2003 tarihli dilekçesiyle taleplerini menfi tesbit ve alacak olarak tavzih ettiğini çekler nedeniyle borçlu olmadıklarının tesbitini istemiştir.
Davalı … cevabında yetki ve esastan davanın reddini istemiştir.
Birleştirilen İzmir Asliye 3.Ticaret Mahkemesinin 2003/768 Esas sayılı dosyasında davacı vekili davalı …’ın ciro yoluyla hamili olduğu ve icra takibine konu 20.8.2003 keşide tarihli 2.500.000.000.TL: bedelli çekten dolayı borçlu olmadığının tesbitini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevabında müvekkilinin alacağına karşılık ciro yoluyla dava konusu çeki edindiğini iyiniyetli meşru hamil olup davacı zararına bile bile hareket etmediğini savunarak davanın reddi ile lehine tazminata hükmolunmasını istemiştir.
Birleştirilen İzmir Asliye 3. Ticaret Mahkemesinin 2004/561 Esas sayılı dosyasında davacı vekili takibe konu 20.10.2003 keşide tarihli çekten dolayı davalı …’a borçlu olmadığının tesbitini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, tarafların imzalarını inkar etmediği sözleşmede 12 milyar lira peşin paranın davalı … tarafından alınmış olduğunun yazılı bulunmasına, motorlu araçların satış ve devrinin resmi şekilde yapılması gerektiğinden taraflar arasındaki oto satışına ilişkin sözleşmenin geçerli olmadığı geçerli olmayan bir sözleşme nedeniyle de BK.’nun hükümleri uyarınca tarafların sözleşme nedeniyle birbirlerine verdiklerini geri isteyebileceği bu nedenle davacının davalıdan 12.000.000.000.TL talep edebileceği, davacının geçersiz olan bu sözleşme nedeniyle kendisine teslim edilen aracı aynen aldığı şekli ile davalıya geri vermek zorunda olup, araçta meydana gelen hasarın araç davacının kullanımında ve hakimiyeti altında olduğu bir dönemde meydana geldiğinden bu hasarlardan davacı şirketin sorumlu olduğu, araçtaki çalınma sonucu meydana gelen hasar bedelinin davalıdan istenemeyeceği, birleşen dosyalardaki çekleri ciro yoluyla alıp, takip konusu yapan davalıların çekleri kötüniyetli olarak ele geçirdikleri ve kötüniyetli hareket ettiklerinin ispat edilemediği birleşen 2003/768 Esas sayılı dosyada takip tedbiren durdurulup bu tedbir icra dosyasında infaz edildiği gerekçesi ile asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen davaların reddine ve davalı … Acar lehine 1.135.98 YTL: tazminatın davacıdan alınıp, adı geçen davalıya ödenmesine karar verilmiş, hüküm davacı vekili ve davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Mahkeme hükmü davalı … vekiline 7.3.2006 tarihinde tebliğ edilmiş temyiz dilekçesi HUMK.’nun 432 maddesinde öngörülen 15 günlük yasal süre geçirildikten sonra 27.3.2006 tarihinde temyiz defterine kaydedilmiştir. Süresinden sonra yapılan temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi, 1.6.1990 gün ve ¾ sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca Yargıtay’ca da bu yolda karar verilebileceğinden, süresinden sonra yapılan temyiz isteminin REDDİNE,
2- Davacı vekilinin temyizine gelince;
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, davalının peşin harcı ile davacının fazla ödediği peşin harcın istek halinde iadesine, 16.2.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.