YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/9181
KARAR NO : 2007/1798
KARAR TARİHİ : 27.02.2007
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında 19.3.2001 tarihli 5 yıl süreli kira sözleşmesi yapıldığını, davalının 2005 yılının kira bedeli olan 5000 USD ve KDV’si kira bedelini ödemediğini, alacağın tahsili için yapılan kira takibinin haksız itiraz nedeniyle durduğunu ileri sürerek itirazın iptaline, %40 tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili şirketin verimli olmaması nedeniyle baz istasyonunu 20.4.2004’te sökerek kaldırdığını, bunu 26.8.2004 tarihli ihtarnameyle davalıya bildirdiğini, baz istasyonu kaldırıldıktan bir yıl sonra kira bedelinin ödenmediğinden bahisle müvekkili aleyhine icra takibi yapıldığını bildirerek davanın reddini savunmuş, %40 tazminata karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece taraflar arasındaki kira protokolüne göre davalı kiracı AVEA A.Ş. nin sözleşmeyi bir ay önceden ihbarda bulunmak suretiyle fesih yetkisinin bulunduğu, davacıya ihtarname gönderilerek 20.4.2004 tarihi itibarıyla sözleşmenin feshedildiğinin bildirildiği,davacının tanınmadığı gerekçesiyle ihtarname iade edilse de dosyadaki kayıt, faturalar ve davacı vekilinin 9.5.2006 tarihli beyanına göre davacının ihtarname gönderilen adreste oturduğunun belirlendiği, bu nedenle tebliğin yapılmış sayılmasının gerektiği, davalının akti feshinin anlaşmaya uygun olduğu ve davacının 2005 yılı kira bedeline hak kazanmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava, kira bedelinin tahsili için girişilen icra takibine karşı yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Davalı savunmasında kira sözleşmesinin 13.maddesi gereğince bir ay öncesinden ihbarda bulunmak suretiyle sözleşmenin feshedildiğini bu nedenle kira borçlarının bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Taraflar arasında akdedilen kira sözleşmesinin 13. maddesi gereğince kiracının bir ay öncesinden ihbarda bulunmak suretiyle sözleşmeyi feshi olanaklı ise de akdin feshi için noterlik kanalıyla keşide edilen 26 Ağustos 2004 tarihli ihtarnamenin adreste tanınmadığından bahisle davalıya tebliğ edilemediği, dolayısıyla anılan ihtarnameyle kira sözleşmesinin feshinden söz edilemeyeceği halde, mahkemece aksi düşüncelerle yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 27.2 .2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.