Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2006/9193 E. 2007/2552 K. 15.03.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/9193
KARAR NO : 2007/2552
KARAR TARİHİ : 15.03.2007

Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tesbit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacılar vekilince duruşmalı, davalı vekilince de duruşmasız olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı … ve vek.Av. … ile davalı vek.Av….’ın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– K A R A R –
Davacılar vekili, müvekkilinin oğlu … …’in 2003 yılında öldürüldüğünü, davalının ölen … …’in un satışı nedeniyle borcu olduğunu söyleyip müvekkillerini aldatarak bir bono aldığını, müvekkillerinin ve oğlu …’nın davalıya borcu bulunmadığını ileri sürerek borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiş , 23.11.2005 tarihli ıslah dilekçesinde müvekkilleri ile davalı arasında hiçbir hukuki işlem ve ticari alışverişi bulunmadığını, 300 milyar borcun gerçeği yansıtmadığını belirterek borçlu olmadığının tespitini talep etmiştir.
Davalı vekili cevabında, davanın süresinde açılmadığını, takibi sürüncemede bırakmak için bu davanın açıldığını, davacının iddiasını yazılı delille kanıtlaması gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece davacının menfi tesbit davasını hile iddiasına dayandırdığı, hile iddiasına dayanan davanın BK.nun 31.maddesinde öngörülen sürede açılmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacılar vekili ve davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere ve özellikle BK.nun 31.maddesinde öngörülen sürede ileri sürülmeyen hile iddiasına dayanan takibin reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığından davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davacı vekili, 25.11.2005 tarihli dilekçesi ile hile iddiasının yanında takip ve dava konusu senedin bedelsiz olduğunu da ileri sürmüştür. Hile iddiası ile bedelsizlik iddiasının aynı olay nedeniyle ileri sürülmesinde bir çelişki bulunmamaktadır. Bu nedenle mahkemece davacının bedelsizlik iddiası ile ilgili iddia ve savunma değerlendirilerek varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmelidir.
SONUÇ:Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacının diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalının temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davacılar yararına takdir edilen 500.00.YTL duruşma vekalet ücretinin, davalıdan. alınarak, davacılara ödenmesine, peşin harcın istek halinde iadesine, 15.3 .2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.