Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2006/9739 E. 2007/3315 K. 03.04.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/9739
KARAR NO : 2007/3315
KARAR TARİHİ : 03.04.2007

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Dava, danışmanlık hizmetinden kaynaklanan alacağın tahsili için girişilen icra takibine yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davalı vekili, davacının sözleşme gereği üzerine düşen görevleri yerine getirmediğini belirterek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece taraf defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmış davacının defterinin kapanış tasdikinin bulunmadığı davalı defterlerinin usulüne uygun olarak tutulduğu, ihtilaflı dönem olan Ağustos 2002 faturasının 4.000.000.000 TL’ lik kısmının ödendiği bakiye 9.000.000 TL davacının alacağı kaldığı, davacının Eylül, Ekim, Kasım ayları için danışmanlık hizmeti verdiği hususunu usulüne uygun delillerle kanıtlayamadığı gerekçeleri ile davanın kısmen kabulüne takibin 5.46 USD üzerinden devamına, bakiye istemin reddine, 3,6 YTL inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Davalı yargılama sırasında ödeme savunmasında da bulunmuş ve dava dışı kişiye havale ettiği 4.000.000.000 TL miktarlı banka havale dekontunu ödemenin kanıtı olarak sunmuştur. Davacı bu ödemenin şirketle ilgisinin bulunmadığını havale gönderilen kişinin ayrı kişiliği bulunduğunu ve banka hesap numaralarının da farklı olduğunu, bu nedenle anılan ödemenin davacı şirkete yapılmış bir ödeme olarak kabul edilemeyeceğini belirtmiştir.
Davalının daha sonraki tarihli ödemeyi defterine kaydedip yukarıda belirtilen banka havalesini defterine kaydetmemiş olması, kendi defterlerinde bile halen davacıya borçlu görünmesi ve davacının ayrı bir tüzel kişiliği bulunması karşısında 26.09.2002 tarihli banka havalesi ile gönderilen paranın davacı şirkete yapılmış bir ödeme olarak kabulü doğru görülemez.
Öte yandan davacı, faturası bulunmayan Eylül-Ekim-Kasım ayları ile ilgili olarak sunduğu hizmetin kanıtlanması amacıyla bildirdiği delillerin incelenmediğini ileri sürmüştür. Bu durumda mahkemece tüm deliller eksiksiz olarak toplanıp, davalı tarafça feshedilmediği anlaşılan sözleşme hükümleri irdelenmek suretiyle az önce açıklanan hususlar da gözetilerek tüm deliller birlikte değerlendirilip uygun sonuç dairesinde hüküm kurulması gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 03.04.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.