Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2007/1719 E. 2007/5968 K. 08.06.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/1719
KARAR NO : 2007/5968
KARAR TARİHİ : 08.06.2007

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Tarih :

Taraflar arasındaki menfi tesbit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacılar vekili, müvekkili … A.Ş’nin davalı şirket vasıtası … ile bir matbaa makinesı aldığını, diğer müvekkilinin bu nedenle imzalanan sözleşmeye kefil olduklarını sözleşme gereği davalı şirkete 36 adet bono verildiğini ve bedelinin ödenip, 16.4.2004 tarihinde hesap mutabakatı yapıldığını ve sonuçta müvekkili şirketin 6 Mark alacaklı kaldığını ancak matbaa makinasının devrinin 2006 yılında yapılıp devir ile birlikte bonolarında iade edileceğinin söylenmesine rağmen iade edilmeyerek 10.1.2004 vade tarihli 25.765 DEM bedelli bono için ihtiyati haciz kararı alınıp icra takibi yapıldığını, müvekkili şirketin menkullerinin haczedildiğini, davalı şirketin haksız ve kötüniyetli olduğunu iddia ederek müvekkillerinin davalıya borçlu olmadıklarının tesbiti ile lehlerine tazminata hükmolunmasını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevabında, davacıların ödemelerini düzenli yapmamaları nedeniyle temerrüde düştüklerini, bu nedenle davacılara, finansal kiralama sözleşmesinin 1/d maddesinde belirtilen oranında temerrüt faizi işletildiğini, hesap mutabakatı yapıldığı iddiasının gerçek dışı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece toplanan delilere göre davacı tarafın finansal kiralama sözleşmesi uyarınca verilen 320 adet bonoların ödemelerini vadelerinde yapmadığı buna karşın davalı şirketin tüm senetler yönünden ve vadesinde ödenmemesi nedeniyle tahsil ettiği senet bedellerini, faiz anlaşmasına karşın ana paradan mahsup ettiği, bu yönde bir karşı beyan ve itirazı da olmadığı, kayıtlarına da belirtilen şekilde yansıtıldığı, keza takibe dayanak bono nedeniyle 76 gün sonra gecikmeli olarak yapılan ödemeyi faiz alacağından değil, ana para alacağından mahsup ettiği ve bu husus delil sözleşmesi uyarınca, uyuşmazlıkta dayanılması gereken davacı muavin kayıtlarına da bu şekilde yansıtıldığı, davalı tarafın anılan son sıra numaralı bonoyu takibe koyarak talepte bulunmasının, yukarıda belirlenen davalı işlemlerine uygun olmayıp, davalının faiz isteme hakkının kalmadığı, kambiyo senedine dayalı takip nedeniyle davalı tarafın kötüniyetli olduğunun kabulün mümkün olmadığı gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm taraf vekilince temyiz edilmiştir.

Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, taraf vekillerinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenlerden davalıdan alınmasına, 8.6.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.