YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/2897
KARAR NO : 2007/3991
KARAR TARİHİ : 19.04.2007
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, taraflar arasında akdedilen sözleşme uyarınca davalının müvekkili şirketin Bayrampaşa bayiliğini üstlendiğini, sözleşme uyarınca davalının LPG alımlarını sadece müvekkili şirketten yapması gerektiğini ancak mahkeme kanalı ile yapılan tesbitte davalının başka firmalardan LPG alımı yaptığı ve işyerinde bu firmalara ait ürünlerin bulunduğunun tesbit edilmesi üzerine noter ihtarı ile akdin fesh edildiğini, davalının feshe rağmen elinde bulanan müvekkiline ait LPG tüplerini iade etmediğini, müvekkilinin ayrıca davalıdan cezai şart alacağının doğduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere şimdilik 1.000.000.000.TL tüp bedeli ile 1.000.000.000.TL cezai şart alacağının reeskont faizi ile davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, taraflar arasında imzalanan sözleşme uyarınca müvekkilinin davacı şirketin bayiliğini üstlendiğini, davacı şirketin tesbit yaptırdığı adresin müvekkilinin eski işyeri olduğunu, adres değişikliğinin davacıya bildirildiğini, davacının fesih ihtarına cevap verildiğini, feshin haksız olduğunu davacıya ait tüplerin abonelere dağıtıldığı için müvekkilinin elinde boş tüp bulunmadığını ayrıca, davacının iddia ettiği miktar kadar tüpü müvekkiline vermediğini, davacının sözleşmeyi haksız fesih etmesi nedeniyle, cezai şart alacağının doğmadığını, aksine haksız fesihden dolayı müvekkilinin yoksun kaldığı kar nedeniyle davacıdan alacaklı olduğunu belirterek davanın reddi ile müvekkilinin uğradığı zarardan dolayı fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere şimdilik 1.000.000.000.TL’nın davacıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda taraflar arasında yapılan anlaşma uyarınca davalının davacı şirketin bayiliğini üstlendiği, davacı tarafından davalıya ait işyerinde mahkeme kanalı ile yaptırılan tesbitte başka firmalara ait tüplerin tesbit edildiği ve bu nedenle akdin haklı olarak davacı yanca fesih edildiği, ancak bayilik sözleşmesinin 25.maddesi hükmü uyarınca, akdin 5.yılda fesih edilmesi nedeniyle davacının cezai şart alacağı isteyemeyeceği, davacı tarafından davalıya kaç adet tüp satıldığının belli olmadığı, davalıya teslim edilen tüplerin depozito bedellerinin halen davacının uhdesinde olduğunun anlaşıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Taraflar arasında akdedilen sözleşmenin 25.maddesinde akdin feshi halinde talep edilebilecek menfi zararın hesap şekli düzenlenmiş olup, maddeye göre akdin feshi halinde bayi, son (3) senelik aylık ton satış ortalamasının ton başına şirket karı ile çarpımından çıkacak miktarın (2) yıllık tutarını menfi zarar olarak ister. Şayet akit (3) yıldan önce feshedilmişse bu durumda menfi zarar, geçen süreye göre bulunacak aylık ortalama satış miktarının ton başına şirket karı ile çarpımından çıkan miktarın (2) yıllık tutarı olarak belirlenir.
Görüldüğü gibi madde metninde akdin (3) yıldan sonra feshedilmesi halinde menfi zarar istenemeyeceğine ilişkin bir ifade mevcut değildir. Hal böyle olunca, mahkemece maddenin yorumunda hataya düşülerek davacının menfi zarar talebinin reddi doğru olmadığı gibi sözleşmenin 13.maddesi uyarınca mülkiyeti davacıya ait olan ve davalıya teslim edilen tüp bedellerine ilişkin davacı talebinin reddinde de ayrıca isabet görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 19.4.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.