Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2007/3702 E. 2007/10324 K. 20.11.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/3702
KARAR NO : 2007/10324
KARAR TARİHİ : 20.11.2007

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkili şirketin yurt dışından ithal ettiği burun spreyinin tek satıcılık hakkını 15.02.2002 tarihli sözleşmeyle davalıya devrettiğini, davalının sözleşmenin 4. maddesine göre devir karşılığında ödemesi gereken 52.500.-USD’yi müvekkiline ödemediğini ileri sürerek bu miktarın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının sözleşmenin 3. maddesindeki belgeleri müvekkiline zamanında teslim etmediğini, bu nedenle sözleşmenin feshedildiğini beyan ederek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda davacının sözleşme ile kendisine yüklenen edimleri yerine getirmediği, bu nedenle davalının sözleşmeyi feshettiği, davalı temsilcisinin davacının alacağının bulunmadığına dair yemin ettiği, davacının davalıdan alacaklı olduğunu ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Taraflar arasında akdedilen 15.02.2002 tarihli tek satıcılığın devri sözleşmesinde öngörülen bir takım belgelerin davacı tarafından davalıya verileceği kararlaştırılmış ise de anılan belgelerin hangi sürede verilmesi gerektiği hususuna açıklık getirilmemiştir. Davalı sözleşmede yer alan bu belgelerin kendisine teslim edilmediği gerekçesiyle sözleşmeyi feshettiğini savunmuştur. Sözleşmeye teslim konusunda süre konmadığına göre fesih için öncelikle B.K.nun 106. maddesi uyarınca uygun bir mehlin verilmesi gerekir.
Bu durumda mahkemece davalının fesih ihbarnamesinin B.K.nun 106 ve 108. maddesi hükümlerine uygun olup olmadığı ve davacıya tebliğ edilip edilmediğinin öncelikle araştırılıp incelenmesi gerekir. Öte yandan davacı anılan belgeleri davacıya verdiğini iddia etmiş ve davalı da bu belgeleri dayanak göstererek 22.04.2002 tarihinde Sağlık Bakanlığı’na yetkili bayiliğin devri konusunda başvuruda bulunmuştur. Başvuru yazısı ekinde anılan belgeler gösterildiği halde bunların teslim edilmediği yolundaki savunmanın ne derece gerçekçi olup olmadığı yönü üzerinde durulup, gerekli araştırma ve inceleme yapıldıktan sonra uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken, mahkemece somut olaya uygun düşmeyen bilirkişi raporu doğrultusunda hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 20.11.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.