Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2007/4180 E. 2007/10329 K. 20.11.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/4180
KARAR NO : 2007/10329
KARAR TARİHİ : 20.11.2007

Mahkemesi :Sulh Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– K A R A R –
Davacı vekili, davalının müvekkilinden kumaş alıp bedelini ödemediğini, 3.012.73 YTL alacağın tahsili için yapılan icra takibinin haksız itiraz nedeniyle durduğunu ileri sürerek itirazın iptaline, %40 tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili şirketin davalı şirkete olan borcunu 15.10.2004 tarihli makbuzla ödediğini beyan ederek davanın reddini savunmuş, %40 kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece 15.10.2004 tarihli ödeme makbuzunda imzası bulunan Uğur Irmak’ın davacı alacaklı temsilcisi olmadığı, yalnızca davacının çalışanı olduğu, davacı tarafından da kendisine bu yönde verilmiş bir yetkinin bulunmadığı, davalının itirazının haksız olduğu gerekçesiyle, davalının itirazının iptaline, %40 icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Davalı cevap dilekçesinde ödeme savunmasının dayanağı olarak 15.12.2004 tarihli 3.000 USD bedelli ödeme makbuzu sunmuştur. Davacı vekili makbuz altında imzası bulunan Uğur Irmak’ın müvekkilinin çalışanı olduğunu kabul etmekle birlikte para tahsil etmeye yetkisi bulunmadığını ileri sürmüştür.BK.nun 453/3.maddesinde “mağaza içinde müşterilerin kolayca görebilecekleri bir yerde ve kolayca okuyabilecekleri bir şekilde aksi ilan edilmiş olmadıkça, toptan, yarı toptan veya perakende satış mağazalarının memur veya müstahdemleri, o mağazanın mutad satış muamelerinin hepsini yapmaya, selahiyetli oldukları muameleler hakkındaki faturaları imzalamaya, bu mutad muamelelerden doğan borçların yerine getirilmesine veya bunların hiç veyahut gereği gibi yerine getirilmemiş olmasına ilişkin ihtar veya diğer beyanları işletme sahibi adına yapmaya, bu mahiyetteki ihtar veya diğer beyanları ve hususu ile mutad muamele dolayısıyla teslim edilmiş olan mallara ilişkin ayıp ihbarlarını mağaza adına kabule selayihetli sayılırlar; şu kadar ki, kendilerine yazı ile selayihet verilmiş olmadıkça mağaza dışında ve kasa memurları tayin edilmiş ise, mağaza içinde mal parasını isteyip alamazlar. Bu kimseler, mal parasını almaya selayihetli bulundukları hallerde faturaları kapatmaya veya makbuz vermeye de selayihetlidirler” şeklinde düzenleme getirilmiştir. Bu durumda mahkemece anılan hüküm çerçevesinde değerlendirme yapılarak gerektiğinde taraf defterleri de bilirkişiye incelettirilmek suretiyle tüm deliller birlikte değerlendirilerek uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsizdir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 20.11.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.