Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2007/4608 E. 2007/10448 K. 22.11.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/4608
KARAR NO : 2007/10448
KARAR TARİHİ : 22.11.2007

Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, davalının müvekkili aleyhine çeke dayalı olarak takibe geçtiğini, davalının çekin haklı hamili olmadığını, çekin, çek alacaklısı dava dışı A…. tarafından bankaya ibraz edilip, arkasına karşılıksız kaşesi vurulduğunu, daha sonra çekin davalı tarafından takibe konulduğunu, TTK’nun 705-721.maddeleri uyarınca, ibrazdan veya protesto çekilmesinden sonra yapılan cironun “… temliki” hükmünde olduğunu, temlikin BK’nun 163. maddesi uyarınca yazılı şarta tabi olduğunu, bu şekilde temlik yapılmadan takibe geçen davalının meşru hamil olmadığını öne sürerek müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespiti ile % 40 tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, duruşma sırasında davanın reddi gerektiğini savunmuştur
Mahkemece yapılan yargılama sonunda dava konusu çekin, alınan krediye karşılık teminat amacı ile dava dışı bankaya verildiği ve çekin karşılıksız çıkması sonucu karşılıksız kaşesi basıldığı, kredi borcunun, davalı ve dava dışı kefil tarafından ödenip, çekin dava dışı banka tarafından davalı …’a teslim edildiği, çekin bankaya ibrazından sonra ciro edilmeden elden devrinin mümkün olmadığı, bu nedenle davalı takip alacaklısının yetkili hamil olmadığı davalının aynı çeke dayalı olarak daha öncede takibe geçip, takibin İcra Mahkemesince iptaline karar verildiği gerekçesi ile davanın kabulüne, davacının, davalıya borçlu olmadığının tespiti ile % 40 tazminata karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
BK-499/1.maddesi uyarınca eğer alacaklıya olan borcu, borçlu yerine kefil öderse, kefilin ödediği bu miktarı asıl borçluya rücu etmesine yarayacak elinde bulunan rehinleri nakit paraya çevirmesine imkan tanıyacak belgeleri, alacaklı borcu ödeyen kefile teslim etmek zorundadır. Somut olayda dava konusu çek 26.05.2004 tarihli tutanakla davalı kefile teslim edilmiştir. Çek üzerindeki ciro her ne kadar çekin bankaya ibraz tarihinden sonra yapılmış ise de, alacağın temliki hükümleri çerçevesinde bu mümkündür. Hal böyle olunca, mahkemece açıklanan hususlar üzerinde durulup, araştırılarak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken bu yönler üzerinde durulmadan eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 22.11.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.