YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/4767
KARAR NO : 2007/7072
KARAR TARİHİ : 05.07.2007
Mahkemesi :Konya 2.İcra Mahkemesi
Taraflar arasındaki birleşen sıra cetveline itiraz davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı her iki davanın da reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Dava ve birleşen dava sıra cetvelinin iptali istemine ilişkindir.
Davacı vekili dava dışı borçlu …’e ait taşınmazın satışından sonra düzenlenen sıra cetvelinde ilk sıraya alınan alacaklarının hatalı hesaplandığını, vekalet ücretinin önceki tarife dikkate alınarak belirlendiğini, bedeli paylaşıma konu taşınmazın emlak vergisinin kendilerince ödenmesine rağmen cetvelde pay ayrılmadığını, bir diğer taşınmazın satışından sonra yaptıkları masrafın hesaba katılmadığını, davalının dördüncü sıradaki dosya alacağının çok yüksek hesaplandığını ve haczi olmamasına rağmen cetvelde Hazinenin adının geçmesine anlam veremediklerini ileri sürerek sıra cetvelinin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ve birleşen dava davacısı vekili davacı ve birleşen dava davalısının sıra cetvelinde ilk iki sıraya alınan dosyalarında aciz vesikası düzenlenmesine rağmen hem bu dosyalar için İcra ve İflas Kanunu’nun 143 ncü maddesine aykırı olarak bir yıl içinde takibe teşebbüs edilmediğinden yeniden ödeme emri gönderilmediğini hem de faiz hesaplandığını, bu itibarla hem hacizlerin usulsüz ve hem de alacağın hatalı hesaplanmış olduğunu; açtıkları tasarrufun iptali davasında taşınmaz üzerine konulan ihtiyati tedbirin davacı ve birleşen dosya davacısı tarafından konulan haciz tarihlerinden önce olduğunu, alacakları ilama dayalı olmakla İcra ve İflas Kanunu’nun 100 ncü maddesi şartlarının araştırılmadığını, başka taşınmazların bedellerinin paylaştırılması sırasında davacı ve birleşen dosya davacısının sıra cetvelinde üst sıraya alınan alacaklarının ödendiğini, vekalet ücretinin de eski tarife dikkate alınarak hesaplandığını ileri sürerek sıra cetvelinin iptalini istemiştir.
İcra Mahkemesi’nce yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve alınan bilirkişi raporuna göre asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiş; hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere ve özellikle İcra ve İflas Kanunu’nun 138/I ve 140/I nci maddeleri uyarınca sıra cetveline esas işlemlerin ve bu arada vekalet ücreti ile cetvele esas alınan dosya hesaplarının satış tarihi itibariyle yapılmasında bir isabetsizlik bulunmamasına; tasarrufun iptali davası sırasında konulan ihtiyati tedbirin aynı yasanın 281/II nci maddesi hükmü çerçevesinde konulmuş ihtiyati haczin hüküm ve sonuçlarını doğurmayacağına ve fazla yapıldığı anlaşılan ödemelerin 361 nci madde kapsamında her zaman iadesinin istenebileceğinin tabii bulunmasına göre, taraf vekillerinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının İcra ve İflas Kanunu’nun 366 ncı maddesi uyarınca reddi gerekmiştir.
2- a) Davacı ve birleşen dosya davalısının iddiası emlak vergisinin taraflarınca yatırılmış olması karşısında kendilerine bu kalem alacak için ödeme yapılmadığı ve bir diğer taşınmazın satışından sonra yapılan masrafların dikkate alınmadığı noktalarındadır. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda emlak vergisinin ödendiğine dair belge olmadığından satıştan sonraki masrafların dikkate alınamayacağından söz edilmiştir. Emlak vergisinin ödenip ödenmediği ve ödenmişse bu ödemenin kim tarafından yapıldığı ilgili yerlerden sorulmalı ve başka bir malın satışından sonra ve bedeli paylaşıma konu malın satışı anına kadar yapılan masraflarında sıra cetveline dahil edilmelidir. Tarafların bilirkişi raporuna yönelik bu itirazları üzerine gerekli araştırma yapılmadan ve ek rapor alınmadan yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir.
b) Davalı ve birleşen dosya davalısının iddiası ise İcra ve İflas Kanunu’nun 143 ncü maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkralarının dikkate alınmadığı yönündedir. Bu hususun da mahkemece incelenmesi ve varılacak sonuç çerçevesinde bir hüküm kurulması gerekir.
SONUÇ: Yukarıda 1 sayılı bentte açıklanan nedenlerle taraf vekillerinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2 sayılı bendin (a) ve (b) alt bentlerinde yazılı nedenlerle hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 5.7.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.