YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/4837
KARAR NO : 2007/10961
KARAR TARİHİ : 06.12.2007
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın zamanaşımı nedeniyle reddine yönelik olarak verilen hüküm süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmiş ise de, 6.3.2007 günlü temyiz isteminin süresinde yapılmadığından reddine yönelik olarak verilen kararın davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkili ile davalılar arasında 9.11.1998 tarihinde Finansal Kiralama Sözleşmesi imzalandığı ve sözleşme konusu malların davalı tarafa teslim edildiğini, ancak davalının borcunu ödememesi üzerine ihtarname keşide edildiği, davalı yanın ihtara rağmen edimlerini yerine getirmediklerinden sözleşmenin fesih olunduğunu, müvekkilinin alacağının tahsili için dava açma zarureti doğduğunu belirterek alacaklarının faizi ile davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, BK.nun 126/1.maddesi uyarınca davanın zamanaşımına uğradığını, müvekkilinin tüm kira bedelini 10.5.2000 tarihinde ödediğini, ancak sözleşme konusu malların çalındığını, buna rağmen ödemelerin devam ettiğini, olayda müvekkilinin kusuru bulunmadığını, davacı şirketin bağlı olduğu bankaya TMSF tarafından devralınması nedeniyle davacıya ulaşılmasının mümkün bulunmadığını, davacının hukuka aykırı olarak fahiş oranda faiz talebinde bulunduğunu, asıl borç zamanaşımı nedeniyle ortadan kalktığı için kefaletin de sona erdiğini öne sürerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda taraflar arasındaki uyuşmazlığın Finansal Kiralama Sözleşmesi’nden kaynaklanmakta olduğu ve sözleşme tarihinin 9.11.1998 olması nedeniyle dava tarihi itibariyle (5) yıllık zamanaşımı süresi dolduğundan davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı … şirketi tarafından temyiz edilmiştir.Mahkemece davacı vekilinin temyiz talebi süre yönünden reddedilmiş, davacı vekili bu red kararını yeniden temyiz etmiştir.
Tebligat Kanunun 21.maddesi “kendisine tebligat yapılacak kimse veya kimselerden hiçbirisinin gösterilen adreste bulunamadığı veya tebellüğden imtina etmesi halinde tebliğ memurunun evrakı o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azalarından birine veya zabıta amir ve memuruna imza karşılığı teslim etmesi ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırıp adreste bulunmama halinde tebliğ olunacak kişiye durumun haber verilmesi için en yakın komşularından birine varsa yönetici veya kapıcıya bildirmesi” gerektiğine hükmetmiştir. Somut olayda hükmün davacı vekiline 8.2.2007 tarihinde tebliğ edildiğine ilişkin tebligat parçasının adı geçen kanun maddesi ile benzeri hükümleri içeren tebligat tüzüğünün 28.maddesine uygun olmadığı anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca, davacı vekilinin hüküm
esasına ilişkin temyiz isteminin süresinde yapıldığının kabulü ile davacı vekilinin 13.3.2007 tarihli temyiz talebinin kabulü ile mahkemenin temyiz isteminin süre yönünden reddine ilişkin 6.3.2007 tarihli kararın kaldırılarak davacı vekilinin hüküm esasına ilişkin temyiz isteminin incelenmesine geçilmiştir.
Finansal Kiralama Kanunu’nun 26.maddesince yapılan gönderme nedeniyle sözleşmeye aykırılıktan dolayı açılacak davalarda zamanaşımı BK.nun 125.maddesinde öngörülen genel zamanaşımı süresi olan (10) yıldır.
Bu durumda mahkemece taraf delilleri toplanıp, uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken aksi düşüncelerle yazılı şekilde davanın zamanaşımı yönünden reddinde isabet görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 6.12.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.