Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2007/5040 E. 2007/10789 K. 30.11.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/5040
KARAR NO : 2007/10789
KARAR TARİHİ : 30.11.2007

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı … ile süresi içinde davalılar vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –

Davacılar vekili, müvekkilleri ile davalı avukatlardan … arasında akdedilen vekalet sözleşmesinin teminatı olarak boş bir bononun müvekkillerince keşide edilerek bu davalıya verildiğini ve sonrasında Avukat …’in vekillikten azledilmesi sonucu anılan bononun bedelsiz kalmasına rağmen davalılarca müvekkilleri aleyhine takibe konu edildiğini belirterek, bono nedeniyle müvekkillerinin davalılara borçlu olmadığının tespitine ve % 40 oranında tazminatın davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, bononun vekalet ilişkisi nedeniyle düzenlendiği yönündeki iddianın davacı yanca kanıtlanamadığı gözetilerek davalı … bakımından asıl alacak ve 625.00.-YTL. işlemiş faiz tutarı üzerinden davanın reddine, bakiye faiz istemi için davacı …’ın borçlu olmadığının tespitine, davacı … tarafından açılan davanın işlemden kaldırıldığı ve üç yıllık süre içinde yenilenmemesi nedeniyle HUMK.nun 409. maddesi uyarınca açılmamış sayılmasına, davalı …’ın alacaklı olmadığını bildiği halde takibe geçmiş olması nedeniyle davanın bu davalı yönünden kabulüyle, davacı …’ın borçlu olmadığının tespitine, asıl alacağın % 40’ı oranında kötüniyet tazminatının davalı …’dan tahsiline karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Mahkeme hükmü davacı …’a 12.03.2007 tarihinde tebliğ edilmiş, temyiz dilekçesi ise HUMK.nun 432. maddesinde öngörülen 15 günlük yasal süre geçirildikten sonra 30.03.2007 tarihinde temyiz defterine kaydedilmiştir. Süresinden sonra yapılan temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi, 01.06.1990 gün ve 3/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca, Yargıtay’ca da bu yolda karar verilebileceğinden, süresinden sonra yapılan temyiz isteminin reddi gerekmiştir.
2-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
3-Somut olayın özelliğine göre, davalı …’ın takibinde kötüniyetli olduğu kabul edilemeyeceğinden, kötüniyet tazminatı ile sorumlu tutulmaması gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz isteminin süreden reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (3) nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün davalılar yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 30.11.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.