Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2007/5549 E. 2007/11064 K. 07.12.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/5549
KARAR NO : 2007/11064
KARAR TARİHİ : 07.12.2007

Mahkemesi :Sulh Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –

Davacı vekili, davalının müvekkili aleyhine icra takibi yaptığını ve takibin kesinleştiğini, takibe konu borcun müvekkilinin başkanı olduğu tasfiye halinde olan … … Yapı Kooperatifi’ne ait olduğunu iddia ederek müvekkilinin borçlu olmadığının tespiti ile davalı aleyhine tazminata hükmolunmasını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevabında, müvekkili kurum ile davacı arasında yapılan abonelik sözleşmesiyle davacının abone olduğunu, takipten bizzat haberdar olmasına rağmen davacının süresi içerisinde borca itiraz etmediğini, İcra Müdürlüğü’ne verdiği dilekçesinde borcu kabul ettiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece toplanan delillerden takibe konu borcun abonesinin … Yapı Kooperatifi olduğu, davacının da kooperatifin başkanı olduğu ve kooperatifin tasfiye halinde olduğu, ayrıca davacının davalıya içme suyu talebine ilişkin 09.09.1999 tarihli abone talep yazısında … … Yapı Kooperatifi’nin su ihtiyacına binaen talepte bulunduğu, borç kartında borçlu görünen kişinin davacı olmadığı gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-İİK.nun 72/5 maddesi hükmüne göre menfi tespit davasının davacı lehine sonuçlanması halinde davalı alacaklının tazminatla yükümlü tutulabilmesi için adı geçenin icra takibine girişmekte kötüniyetli olması gereklidir. Somut olayda davalının takibinde kötüniyetli olduğu kanıtlanamadığından kötüniyet tazminatı ile sorumlu tutulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenle kararın davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 07.12.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.