Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2007/5878 E. 2007/10868 K. 03.12.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/5878
KARAR NO : 2007/10868
KARAR TARİHİ : 03.12.2007

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalılar vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkili ile dava dışı … … A.Ş. arasında 20.12.1996 tarihli Finansal Kiralama Sözleşmesi imzalandığını, davalıların bu sözleşmede müşterek borçlu ve müteselsil kefil olarak yer aldıklarını, ödenmeyen kira ve temerrüt alacağının tahsili için başlatılan icra takibinin davalıların haksız itirazı sonucu durduğunu belirterek itirazın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, dava konusu alacağın zaman aşımına uğradığını, sözleşmenin kurulması esnasında kiracıdan alınan teminatların paraya çevrilmediğini, kefaletin son bulmasından çok sonra takibe girişildiğini bildirerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece toplanan delillere ve bilirkişi raporlarına göre, davacı yanca teminatların serbest bırakılmasının kefillerin borcunun sona erdiği ya da kefaletten vazgeçildiği şeklinde yorumlanamayacağı, davalıların kefil sıfatıyla borçtan sorumlu oldukları gerekçeleriyle davanın kısmen kabulüne, davacının davalılardan 2.922.-USD. alacaklı olduğunun tespitine, bu miktara vaki itirazın iptaline, ana para 110.00.-USD.ye takipten itibaren % 16.97 oranında faiz işletilmek suretiyle takibin diğer kayıt ve şartlarda devamına, davalıların % 40 oranında inkar tazminatıyla sorumluluklarına karar verilmiş, hüküm davalılar vekilince temyiz edilmiştir.
Dava konusu uyuşmazlık, Finansal Kiralama Sözleşmesi’ne konu malların kira bedeli borcundan kaynaklanmaktadır. B.K.nun 500/1. maddesi uyarınca alacaklı kefaletten dolayı tahakkuk eden borcun temini için kefalet esnasında veya sonradan elde ettiği teminatları kefillerin zararına olarak tenkis ederse kefile karşı sorumlu olur. Somut olayda davacı şirket, borcun teminatı olarak aldığı teminat mektuplarını dava dışı kiracı şirketin talebi doğrultusunda iade edip, ipotekleri de kaldırmıştır. Dosyaya sunulu 03.07.1998 tarihli yazıda dava konusu 96/188 sayılı sözleşmeden kaynaklanan sigorta ve teminat borçları ile vadesi gelmiş kira borcunun bulunmadığı belirtilmiştir. Finansal Kiralama Sözleşmesi (4) yıllık olup, 20.12.2000 tarihinde sona ermiştir. Davacının sözleşmenin sona ermesinin üzerinden (2) yılı aşkın bir süre geçtikten sonra ödenmeyen kira borçları nedeniyle davalı kefiller aleyhine takibe geçmesi M.K.nun 2. maddesine aykırılık teşkil eder.
Hal böyle olunca, mahkemece yukarıda açıklanan hususlar üzerinde durulup, değerlendirilerek uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisinde isabet görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 03.12.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.