Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2007/5885 E. 2007/7054 K. 04.07.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/5885
KARAR NO : 2007/7054
KARAR TARİHİ : 04.07.2007

Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –

Dava, Kredi Kartı Üyelik Sözleşmesi’nden kaynaklanan alacağın tahsili için girişilen icra takibine vaki itiraz üzerine açılan itirazın iptaline ilişkindir.
Davalı vekili cevabında, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece toplanan delillere göre, 5464 Sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Hakkındaki Kanun’un geçici 4. maddesi gereği borçlu ile alacaklı banka arasında protokol imzalandığı ve borçlunun icra takibine yapmış olduğu tüm itirazların ortadan kalkmış bulunduğu gerekçesi ile konusuz kalan davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından masraf ve vekalet ücreti yönünden temyiz edilmiştir.
01.03.2006 tarihinde Resmi Gazete’de yayınlanarak yürürlüğe giren 5464 Sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunu’nun geçici 4. maddesinde; Kanunun yürürlüğe girdiği tarih itibariyle kendisine dönem sonu borcunu ödemesi için ihtar çekilmiş veya haklarında icra takibi başlatılmış ya da 31.01.2006 tarihine kadar temerrüde düşmüş olan kredi kartı borçlarının 60 gün içerisinde kredi veren kuruluşa yasada öngörüldüğü şekilde müracaat ederek borçlarını taksitle ödemek istediklerini beyan etmeleri halinde düzenlenecek ödeme planını imzalamaları ve ilk taksiti peşin ödemeleri şartıyla son dönem borcu tamamen tahsil edilinceye kadar yıllık % 18 faiz oranı üzerinden hesaplanacak borç tutarını icra takip, dava masraf ve harçları, vekalet ücreti ile birlikte 18 eşit taksitte ödeme hakkına sahip olacağı düzenlenmiştir.
Somut olayda, kredi kartı borçlusunun yasada öngörüldüğü şekilde belirlenen sürede alacaklı bankaya başvurduğu ve bankaca anılan yasa doğrultusunda yapılan hesaplamanın borçluya tebliğ edildiği ve taraflar arasında protokol düzenlendiği anlaşılmaktadır.
Bu durumda, anılan yasanın geçici 4. maddesinin 4. fıkrasına göre, “İş bu geçici madde kapsamında, yeniden yapılandırılan borçlarda borçlunun yapılandırma öncesi dönemde borca vaki itirazları ortadan kalkar, ödeme planı uyarınca son taksitin de vadesinde ödenmesi üzerine icra takibi sona erer.” hükmü dikkate alındığında ödeme planı uyarınca son taksitin vadesinde ödenmesi üzerine icra takibi sona ereceğinden, mahkemece bu husus bekletici mesele yapılarak, taraflar arasında düzenlenen protokole uyulup uyulmadığı araştırılmalı, son taksitin vade tarihine kadar beklenmeli ve son taksitin ödendiğinin
belirlenmesi ile takibin sona erdiği yönünde sonuca varılmalıdır. Aynı maddenin 6. fıkrası gereğince bu dönemde taksitlerden herhangi birinin vadesinde ödenmemesi halinde bu madde ile sağlanan haklar ortadan kalkacağından, bu kanunun 26. maddesinde belirtilen gecikme faizi üzerinden alacaklının itirazının iptali isteminin esası hakkında bir karar verilmelidir (Y.H.G.Kurulu 31.01.2007 tarih, 2007/12-56 Esas, 2007/35 Karar Sayılı Kararı)
Kabule göre de, davanın konusuz kaldığı gerekçesiyle karar verildiğine göre, yargılama gideri ve vekalet ücretinin dava tarihindeki haklılık durumu gözetilerek hüküm altına alınması gerekirken, bu yönler gözetilmeden yazılı şekilde hüküm tesisi de usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle kararın davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 04.07.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.