YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/6987
KARAR NO : 2007/11264
KARAR TARİHİ : 13.12.2007
Mahkemesi : Tarsus İcra Mahkemesi
Taraflar arasındaki sıra cetveline itiraz davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili müvekkiline ait Mersin 5. İcra Müdürlüğü’nün 1997/3234 sayılı takip dosyasının düzenlenen sıra cetvelinde dikkate alınmadığını; öte yandan alacaklarının 4389 sayılı Bankalar Kanunu’nun Ek 5 nci maddesi uyarınca ilk hacze iştirak ettirilmesi gerektiğini ileri sürerek sıra cetvelinin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili sıra cetvelinin satış tarihi itibariyle düzenlendiğini, davacının haczinin düştüğünü, davacının diğer dosyasının iştirak ettirilmiş olması nedeniyle davaya konu ettiği dosyasının ilk hacze iştirak edemeyeceğini bildirerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
İcra Mahkemesince davacının bir dosyasının ilk hacze iştirak ettirildiği, dava konusu ettiği diğer takip dosyasının ilk hacze iştirak ettirilmesinin 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un 69 ncu maddesine aykırı olacağı gerekçesiyle şikayetin reddine karar verilmiş; hüküm davacı Fon vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Somut olay bakımından uygulanması gereken, İcra ve İflas Kanunu’nun 268 nci maddesi, 4949 sayılı yasa ile değiştirilmeden önce, ihtiyaten haczedilen bir malın, bir diğer alacaklı tarafından kesin olarak haczedilmesi halinde, ihtiyati haciz sahibi alacaklının kesin hacze iştirak edeceği düzenlemesini içeriyordu. Somut olayda davalı yanın ihtiyati haczi 21.07.1997 tarihli olup, davacının kesin haczi ise 23.07.1999 tarihinde konulmuştur.
Her ne kadar, davalının ihtiyati haczinin kesin hacze dönüşme tarihi olarak itirazın iptali davası sonucunda verilen hükmün kesinleşme tarihi dikkate alınmış ise de, bu uygulama hatalı olup, kararın verildiği tarihin kesinleşme tarihi olarak kabulü gerekir (İİK.m.264).
Bu durumda mahkemece davalı banka tarafından açılan itirazın iptali davasının hüküm tarihinin tesbiti ile yukarıda açıklanan ilkeler çerçevesinde her iki haczin birbirine iştirak edip edemeyeceği hususu saptanmak gerekirken, uyuşmazlıkla ilgisi bulunmayan 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un 69 ncu maddesinden bahisle davanın reddinde isabet görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenle hükmün davacı … yararına BOZULMASINA., 13.12.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.