Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2007/8530 E. 2007/10697 K. 29.11.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/8530
KARAR NO : 2007/10697
KARAR TARİHİ : 29.11.2007

Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkili bankanın kullandırdığı kredi borcunun ödenmediğini, ihtardan da sonuç alınamayınca … 3.İcra Müdürlüğü’nün 2001/2548 nolu dosyası ile başlanılan icra takibinde istenilen faiz tutarının İcra Tetkik Mercii tarafından itiraz üzerine 104.554.841.859 TL yönünden iptal edildiğini, iptal edilen faiz tutarında bu kere ihtiyati haciz kararı alınıp, davalılar aleyhine icra takibine girişildiğini, takibe itiraz edildiğini belirterek itirazın iptaline, takibin devamına, % 40 oranında tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar, davaya cevap vermemişlerdir.
Mahkemece, iddia, icra dosyaları, İcra Tetkik Mercii’nin 2001/755-2276 Karar nolu dosyası, bilirkişiden alınan raporlar, toplanan delillere göre, dosyaya sunulu 24.03.2000 günlü, % 3 ceza-i şart uygulamasına ilişkin taahhütnamede ve 2.000.000 USD tutarındaki kredi için düzenlenen taahhütnamelerde davalı şirket dışındaki davalıların imzaları bulunmadığı gerekçesiyle davanın davalı şirket yönünden kabulü ile itirazının iptaline, takibin devamına, % 40 oranında icra inkar tazminatının davalı şirketten tahsiline, diğer davalılar hakkında açılan davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davalıların anılan sözleşmeyi müşterek borçlu-müteselsil kefil sıfatıyla imzaladıkları sözleşme örneğinin incelenmesinden anlaşılmaktadır.
Davacı da davalılara gönderdiği temerrüt ihtarnamesinde, davalıların kefil olduklarını kabul ederek, bundan dolayı sorumlu bulundukları borcu ödemelerini istemiştir.
Kefil kefalet limiti ve kendi temerrüdünün hukuki sonuçlarından sorumludur. Bu durumda mahkemece davalıların müteselsil kefaletleri nedeniyle sorumlu oldukları borç miktarı yönünden bilirkişi incelemesi yaptırılarak ayrıntılı ve Yargıtay denetimine elverişli rapor alınıp, diğer tüm delillerle birlikte değerlendirilmek suretiyle uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve yanılgılı gerekçelerle yazılı şekilde hüküm kurulması, doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, 29.11.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.