Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2009/10019 E. 2010/6242 K. 24.05.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/10019
KARAR NO : 2010/6242
KARAR TARİHİ : 24.05.2010

Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –

Davacı vekili, davalı ile aralarında uzun yıllardır yem alışverişinden kaynaklanan ticari ilişki bulunduğunu, alışverişe başladıkları dönemde davalıya bir adet boş senet verdiğini, 2003 yılında borcunu ödeyemeyince davalının senedi doldurarak icra takibi başlattığını, ancak davalıya takip miktarı kadar borçlu olmayıp 2755 TL borcu bulunduğunu bildirerek takibin 4.245.TL’lik kısmı yönünden borçlu olmadığının tespitine, icra tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının müvekkiline nakit olarak senette belirtilen miktar kadar borçlu olduğunu, davacının müvekkilinin kardeşi …’e işyerinden yaptığı alışverişten kaynaklanan borcunu ödememesi üzerine davacının borcunu müvekkilinin ödediğini ve davacının da bu ödemeler karşılığında dava konusu bonoyu imzalayarak müvekkiline verdiğini, taraflar arasında ticari ilişki bulunmadığını bildirerek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece toplanan delillere göre, taraflar arasında alacak borç ilişkisinin bulunduğu, davacı tarafın davalının ticari defterlerine dayanmasına rağmen davalı tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi karşısında aradaki borç ilişkisinin davacının iddia ettiği gibi yem alım satımından kaynaklandığının ve davalıya 4.245 TL borçlu olmadığının kabulünün gerektiği, davacının haciz tutanağındaki ödeme taahhüdünün açık ve davacıyı bağlayan borç ikrarı niteliğinde olmadığı, ispat yükü kendisine düşen davalının iddialarını ispat edemediği gerekçeleriyle davanın kabulü ile davacının takibe konu alacağın 4.245.TL’lik kısmı için borçlu olmadığının tespitine, tazminat isteminin koşulları oluşmadığından reddine karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Uyuşmazlık, ihdas nedeni yazılı olmayan bonodan dolayı borçlu bulunulmadığının tespiti istemine ilişkindir.
Davacı vekili, dava konusu bononun müvekkili tarafından imzalanıp davalıya boş olarak verildiğini, ancak davalının senedi aralarındaki anlaşmaya aykırı olarak doldurduğunu iddia etmiş, davalı ise senedin davacının borcuna karşılık düzenlendiğini savunmuştur.
Bu durumda mahkemece, senedin anlaşmaya aykırı olarak doldurulduğunu iddia eden davacının bu iddiasını HUMK.nun 290.maddesi uyarınca yazılı delille kanıtlamak zorunda olduğu gözetilmeden ispat külfetinin tayininde yanılgıya düşülerek somut olaya uygun düşmeyen gerekçelerle yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 24.05 .2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.