YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/10100
KARAR NO : 2010/4425
KARAR TARİHİ : 15.04.2010
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki birleştirilen itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı vekilince duruşmalı, davalı vekilince de duruşmasız olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vek.Av….ile davalı vek.Av….’ın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçelerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Davalı İktisat Bankası’nın borçlusu dava dışı…A.Ş.hakkında icra takibi yaptığı borçluya ait malların haciz edildiği, haciz edilen malların davacı … Taşımacılık ve Lojistik Tic.A.Ş’nin depolarında muhafaza altına alındığı konularında uyuşmazlık bulunmamaktadır.
Asıl ve birleşen davalar her ay için düzenlenen depolama bedeli faturalarına dayanılarak yapılan icra takibine yönelik itirazın iptali ve tazminat istemine ilişkindir.
Davacı vekili, müvekkilinin haciz edilen malların taşınması ve depolanması hizmetini verdiğini, 2001 yıl 3.4.ve 5aylarına ilişkin fatura bedelini müvekkili bankaya olan kredi borcundan mahsup edildiği sonraki faturaların ödenmediğini, davalının haciz edilen malları da almadığını belirterek itirazın iptali ve tazminata hükmedilmesini istemiştir.
Davalı vekili, 15.3.2001 tarihli BDDK kararı ile bankanın TMSF’ye devir edildiğini, 28.11.2001 tarihinde de bankacılık işlemi yapma ve mevduat kabul etme izninin kaldırıldığını, bu nedenle banka aleyhine takip yapılamayacağını (Bankalar Kanunu 16/2), Krevitaş A.Ş’den olan alacağın TMSF’ye temlik edildiği, bu nedenle banka hakkında dava açılmasının mümkün olmadığını, yedieminlik alacağı için icra takibi yapılamayacağını belirtmiş, ayrıca mahcuzların 14.2.2001 tarihinde davacıya teslim edildiğini, 15.3.2001 tarihinde bankanın yönetiminin TMSF’ye intikal ettiği dönemde TMSF yöneticilerinin anlayışlı tutumlarını fırsat bilen davacının düzenlediği üç fatura ile kredi borçlarının bir bölümünün kapatılmasını sağladığını, bunun sözlü bir anlaşma olarak kabul edilemeyeceğini belirterek, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, toplanan deliller ve bilirkişi raporuna göre, akdi ilişkinin tarafların kabulünde olduğu uyuşmazlığın depolama hizmet bedelinin miktarı ve bedelden davalının sorumlu olup olmadığı noktasında toplandığı, ilk dört fatura tutarının davacının bankaya olan kredi borcuna mahsup edilerek ödendiğini, bundan sonraki süreçde de hizmetin
Devam ettiği bankanın TMSF’ye devir olunmasının TMSF’nin depolama ücret bedelinden sorumlu olmayacağını göstermeyeceğini, takip öncesi temerrüt oluşmadığını, bu nedenle asıl ve birleşen davalar yönünden ayrı ayrı asıl alacak üzerinden itirazın iptaline, takip tarihinden itibaren %70’i aşmamak koşulu ile değişen oranlarda temerrüt faizi yürütülmesine, Bankalar Kanunu uyarınca davacının tazminat isteminin reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere ve özellikle Bankacılık Kanunu 138/1.maddesi uyarınca davalının icra inkar tazminatı ile sorumlu tutulmamasında takip tarihleri itibari ile avans faiz oranının %70 olmasına, davacının düzenlediği ilk dört faturanın davalı tarafından benimsenerek (depolama ücreti) fatura tutarlarının davacının kredi borcundan mahsup edilmiş bulunmasına göre taraf vekillerinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan taraflar yararına takdir edilen 750.00.-TL duruşma vekalet ücretinin birbirlerinden alınarak, yekdiğerine ödenmesine, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenlerden davacıdan alınmasına, 15.04.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.