Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2009/10260 E. 2010/5712 K. 10.05.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/10260
KARAR NO : 2010/5712
KARAR TARİHİ : 10.05.2010

Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkiline ait işyerinde 01.11.2006 tarihinde geceleyin yapılan hırsızlık sonucu müvekkiline ait boş ve imzasız çek koçanlarının çalındığını, olayla ilgili suç duyurusunda bulunduklarını, çalınan çeklerin sahte imza ve yazılarla işleme konduğunu, bu çeklerden bir tanesinin de 20.02.2007 keşide tarihi 11.700 YTL yazılıp ciro edilerek müvekkili aleyhine takibe konulduğunu, şirket yetkilisinin yurt dışında olması nedeniyle takibe itiraz edemediklerini, takibe konu çekteki yazı ve imzaların sahte olduğunu, alacaklıya böyle bir borçlarının da bulunmadığını belirterek takip nedeniyle müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine ve %40 oranında tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili, yargılama sırasında icraya ödedikleri 2.000 YTL’nin istirdadını talep etmiştir.
Davalı davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, toplanan delillere ve Adli Tıp Kurumu raporuna göre, takibe konu çekteki keşideci imzasının davacı şirketin çek imzalamaya yetkili olan yetkilisi …’ın eli ürünü olmadığı gerekçeleriyle davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, icra yoluyla ödenen 2.000 YTL’nin davalıdan istirdadına ve davalının %40 oranında tazminatla sorumluluğuna karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava, takibe konu çekten dolayı menfi tespit istemine ilişkindir. Davacı dava konusu çekin çalındığını ve sahte imza atılarak işleme konduğunu ileri sürmüştür. Bu durumda mahkemece, dava konusu çekin keşide tarihi olan 20.02.2007 tarihi itibariyle davacı şirket yetkililerinin ilgili Ticaret Sicil Memurluğundan sorularak çekteki imzanın bu kişi yada kişilere ait olup olmadığı hususunda imza incelemesi de yaptırılmak suretiyle varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken davacı şirket yetkililerinin sadece çekteki muhatap bankadan sorularak ve gelen cevaba göre rapor aldırılmak suretiyle eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre öteki temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 10.05.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.