Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2009/10266 E. 2010/8216 K. 29.06.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/10266
KARAR NO : 2010/8216
KARAR TARİHİ : 29.06.2010

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Tarih : 30.12.2008
No : 214-211
Taraflar arasındaki menfi tesbit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacılar … ve … Otomotiv Ltd.Şti.vekili, asıl davada, müvekkillerinden … Ltd.Şti’nin hissedarı ve müdürü …’ün şirket adına davalı banka ile 30.000.-TL limitli kredi anlaşması yaparak davalı bankaya (1) adet 50.000.-TL bedelli bonoyu verdiğini, ayrıca keşidecisi dava dışı … olan (4) adette toplam 28.700.-TL tutarlı çeklerin davalı bankaya verildiğini, sözkonusu krediden dolayı müvekkillerinin 26.080.-TL bakiye borçları kaldığını, davalı bankanın 50.000.-TL’lik bonoyu … 1.İcra Müdürlüğü’nün 2007/6236 sayılı dosyasında müvekkilleri aleyhine takibe koyduğunu, davalı bankanın ayrıca verilen çeklere dayalı olarak da … 3.İcra Müdürlüğünün 2007/6923 ve 6924 sayılı dosyalarında takip başlattığını, takiplerin tutarının toplam 78.000.-TL olduğunu, oysa davalı banka tarafından düzenlenen 06.11.2007 tarihli “kredili müşteri genel durumun araştırma” başlıklı belgede müvekkillerinin bakiye borcunun 26.080.-TL olarak belirtildiğini iddia ederek müvekkillerinin … 1.İcra Müdürlüğünün 2007/6236 sayılı dosyasında takibe konu edilen 50.000.-TL tutarlı bonodan dolayı 26.080.-TL dışında hiçbir borçlarının bulunmadığının tespitine, fazladan takibe konu edilen tutar üzerinden %40 oranında kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı banka vekili, davacıların 50.000.-TL’lik kredi kullandıklarını, takiplerin tahsilde tekerrür etmemek kaydıyla yapıldığını bildirerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Birleşen davada, davacılar … ve … Ltd.Şti.vekili, müvekkillerinin davalı bankadan 20.000.-TL’lik kredi kullandıklarını, müvekkillerinin davalı bankaya 8.593.-TL borçları kaldığı halde kredi alımı sırasında müvekkillerine verilen 25.000.-TL tutarlı senet üzerinden davalı bankanın takip başlattığını, oysa davalı banka tarafından düzenlenen 06.11.2007 tarihli belgede, dava konusu krediden dolayı müvekkillerinin 8.593.-Tl borçlu olduğunun belirtildiğini iddia ederek müvekkillerinin … 1.İcra Müdürlüğünün 2007/6238 sayılı dosyası üzerinden takibe konu edilen 25.000.-TL tutarlı bonodan dolayı davalı bankaya 8.593.-TL dışında hiçbir borçlarının olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı banka vekili birleşen davada, kullanılan kredinin 50.00.-TL tutarlı olduğunu, davacı iddialarının doğru olmadığını bildirerek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre, her iki takip dosyasında davalı bankanın toplam alacak tutarının 34.718.31.-TL olduğu gerekçesiyle davacıların davasının kısmen kabulüne, her iki takip dosyasında davacıların davalı bankaya 34.718.31.-TL borçlu olduklarının tespitine, fazla isteğin ve davacıların kötüniyet tazminatı taleplerinin ayrı ayrı reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Birleştirme kararı verildikten sonra da dava ve birleştirilen davalar bağımsızlıklarını korurlar. Bu durumda mahkemece dava ve birleştirilen dava yönünden ayrı ayrı hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre taraf vekillerinin öteki temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 29.06.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.