Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2009/10299 E. 2010/5974 K. 12.05.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/10299
KARAR NO : 2010/5974
KARAR TARİHİ : 12.05.2010

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –

Davacı vekili, taraflar arasında akdedilen sözleşme kapsamında müvekkilince davalı şirkete konaklama hizmeti verildiğini, davalının bakiye borcunu ödememesi üzerine aleyhine takip başlatıldığını, itiraz sonucu takibin durduğunu belirterek, itirazın iptali, takibin devamı ve % 40 oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda davacı yanca kanıtlanan davanın kısmen kabulüyle davalının itirazının kısmen iptaline, takibin 11.238.61.-YTL.asıl alacağa takip tarihinden itibaren 3095 Sayılı Yasanın 4489 Sayılı Yasa ile değişik 1/1.bendindeki faiz oranı uygulanmak suretiyle devamına, fazlaya dair istemin reddine, hükmolunan tutarın % 40’ına tekabül eden 4.495.44.-YTL.icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
7201 Sayılı Tebligat Kanunu’nun 10.maddesi uyarınca tebligat, tebliğ yapılacak şahsa bilinen en son adresinde yapılır. Somut olayda davalının en son adresinin ….Sok.No:… Kat:4 Daire 405 …/…olduğu dosyaya fotokopisi sunulan Ticaret Sicil Gazetesi içeriğinden anlaşılmaktadır. Nitekim dava konusu icra takibi nedeniyle çıkarılan ödeme emri bu adreste davalının daimi işçisine tebliğ edilmiştir. Ancak, itiraz üzerine açılan iş bu itirazın iptali davasının yargılaması sırasında dava dilekçesinin ve duruşma gününün tebliği amacıyla çıkarılan tebligat belgesinin belirtilen bu adrese değil, davalının önceki adresine gönderildiği ve bila tebliğ geri dönmesi üzerine bu kez yine eski adrese 7201 Sayılı Tebligat Yasası’nın 35.maddesine göre tebligat yapıldığı, hükmün de yine eski adrese 35.maddeye göre tebliğ edildiği anlaşılmaktadır.
Davalının en son adresi bilindiğine ve ödeme emri o adrese usulüne uygun biçimde tebliğ edilmiş olduğuna göre bilinen en son adrese dava dilekçesi ve duruşma gününün tebliği için tebligat çıkarılmadan 7201 Sayılı Yasa’nın 35.maddesi hükmüne göre tebligat yoluna gidilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Her ne kadar yerel mahkeme kararının kesinleştiğine dair hükmün altına kesinleşme şerhi yazılmış ise de, usulüne uygun biçimde tebliğ edilmeyen bir hükmün kesinleşmesinden söz edilemeyeceğinden davalı vekilinin hükümden haberdar olduğunu bildirdiği tarih itibariyle süresinde olan temyiz itirazlarının incelenmesi gerekmiş ve davalıya usulüne uygun biçimde tebligat yapılmadan yargılamaya devam edilmesinin savunma hakkını kısıtlayan esaslı bir usul hatası olması nedeniyle hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, bozma biçimine göre diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 12.05.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.