YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/10734
KARAR NO : 2010/5237
KARAR TARİHİ : 29.04.2010
Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit-istirdat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacılar vekilince duruşmalı ve davalı vekilince de duruşmasız olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacılar vek.Av. … ile davalı vek.Av….’in gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçelerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Dava, … ve …’nin keşideci olduğu … emrine düzenlenen 28.11.2005 tanzim 10.12.2005 vadeli ihdas nedeni nakten olan 94.000 YTL’lik bono ile borçlu olunmadığının tespitin istemine ilişkindir.
Davacılar vekili, dava dışı Av.Selva Kayadelen’in uzun süre müvekkillerinin avukatlığını yaptığını, müvekkillerinin malları üzerine konulan haczin kaldırılması için 6.000.00 YTL para talebinde bulunduğunu, parası olmayan müvekkilinin hulus ve saffetinden faydalanarak müvekkillerden boş imzalı bono aldığını, avukatın üzerine düşen yükümlülüğü yerine getirmediğini, bono geri istendiğinde de “bulamıyorum, bulunca veririm” diye müvekkillerini oyaladığını, bilahare Şile’deki büroyu kapatarak İzmir’e gittiğini, müvekkillerinin imzaladığı bononun müvekkillerinin hiç tanımadığı … tarafından 94.000.00 TL doldurularak icra takibine konu edildiğini, bu hususta Şile Cumhuriyet Savcılığına şikayette bulunduklarını beyanla borçlu olmadıklarının tespitini, ödeme halinde ise davaya istirdat davası olarak devam edilmesini istemiştir.
Davalı … vekili, bononun geçersizliğine ilişkin hiçbir iddianın doğru olmadığını, iddiaların müvekkilini bağlamadığını beyanla davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, yapılan yargılama sonucu açık bono düzenlenmesinin TTK’nun 690.maddesi yollaması ile TTK’nun 592.maddesi uyarınca mümkün olduğunu, bononun anlaşmaya aykırı doldurulduğunu kanıtlama yükünün davacıya ait olduğunu, bu hususun kanıtlanamadığını, bu nedenle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacılar ve davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacılar vekili, dava dilekçesinde davalı … ile Avukatlar … ve … hakkında Cumhuriyet Savcılığına şikayette bulunduğunu belirtmiş olup, … hakkında Şile Cumhuriyet Başsavcılığının 2007/539 sayılı dosyasında soruşturmanın devam ettiği, Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 13.02.2009 tarihli yazısı ile Av…. hakkında Şile Cumhuriyet Başsavcılığınca soruşturma yapılmak üzere izin verildiği anlaşılmaktadır. … ve Av. … hakkındaki hazırlık soruşturması dosyası celp edilerek incelenmesi eğer dava açılmış ise ceza davasının sonucunun beklenerek uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenle hükmün davacılar yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davacılar yararına takdir edilen 750.00.-TL. duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacılara ödenmesine, peşin harcın istek halinde iadesine, 29.04.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.