YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/11024
KARAR NO : 2010/8698
KARAR TARİHİ : 08.07.2010
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, taraflar arasında yapılan 28.10.2004 tarihli sözleşme ile davalı şirketin, davacının işlettiği süpermarketin kuruyemiş reyonunu cirodan %12 pay ödeme şartı ile kiraladığını, davalının yaptığı satışların bedelinin müvekkili tarafından tahsil edilip, bu bedelden sözleşme gereğince %12 kesinti yapılarak bakiyenin davalıya ödendiğini, davalının ilk iki yıl için taahhüt ettiği asgari ciroları tutturduğunu, 31.10.2006-31.10.2007 tarihleri arasında yapılması gereken asgari cironun gerçekleşmediğini, bu dönemdeki eksik cironun 105.277,08 TL olup, bunun %12’si olan 12.633,25 YTL’nin davalı tarafından müvekkiline ödenmesi gerektiğini, bu bedelin 4.955,68 YTL’sinin davalının satışlarından karşılandığını, bakiye 7.677,57 YTL’nin tahsili için girişilen icra takibine haksız olarak itiraz edildiğini iddia ederek itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına hükmolunmasını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevabında, davacı şirketin 18.12.2006 tarihinde söz konusu sözleşmenin feshedildiğini, yasal olmayan bir ihtarname ile belirttiğini, ancak müvekkili şirkete bunun bir formalite olup, sözleşmenin devam edeceğini şifahen bildirdiğini, sözleşmenin süresi 31.03.2007 tarihinde bittikten sonra aynen devam ettiğini, 18.04.2007 tarihinde de davacı şirket genel müdürünün imzası bulunan 01.04.2007-15.04.2007 tarihleri arasındaki ödeme çizelgesinin sözleşmenin 4/b bendine uygun olarak yapıldığını, bunun üzerine müvekkilinin sözleşmenin aynen devam edeceği düşüncesi ile yeni mal siparişi verdiğini, fakat müvekkilinin sipariş ettiği malların 28.04.2007 tarihinde mağaza içerisine davacı şirket güvenlik elemanlarınca sokulmadığını, ayrıca davacı şirketin sözleşmeye aykırı olarak kendi bünyesinde kuruyemiş satmaya başladığını, davalı şirketin kalan mallarının da satışına devam edildiğini, davalı şirketin stoklarındaki malların tükendiğini, bu nedenlerle müvekkili şirketin söz konusu asgari ciro miktarını oluşturmasının fiilen mümkün olmadığını, buna rağmen davalı şirketin tüm ödemelerini zamanında ve tam olarak yaptığını savunarak davanın reddi ile lehlerine tazminata hükmolunmasını istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre taraflar arasındaki sözleşme uyarınca taahhüt edilen asgari ciroyu davalı şirketin ilk iki yılda tutturduğu, fakat 3.yılda asgari ciro oranını tutturamadığı, sözleşmenin devamı sırasında asgari satış cirosunun tutturulamamasında kusurun davacıda olduğunu, davalı tarafın ispatlayamadığı, sözleşme uyarınca davalının, davacı tarafa 14.938,40 TL borçlu olup, davacının talebinin 12.633,25 TL olduğu, davacının davalı şirkete olan 4.955,68 TL borcu mahsup edildiğinde davalının bakiye 7.677,57 TL asıl borcu bulunduğu, alacağın likit olduğu, davalı tarafın %40 tazminat talebinin koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 08.07.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.