Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2009/11469 E. 2010/920 K. 03.02.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/11469
KARAR NO : 2010/920
KARAR TARİHİ : 03.02.2010

Mahkemesi :Sulh Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkilinin davalıdan aldığı ürünleri, üçüncü bir firmaya satmak istediğinde ayıplı olması nedeniyle satamadığını, alacağın tahsili için yapılan icra takibinin davalının haksız itirazı nedeniyle durduğunu fatura bedelinin takipten sonra ödendiğini ileri sürerek ödemenin borcun fer’ilerine mahsup edilerek 3.000.00 YTL için itirazın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili müvekkili tarafından davacıya satılan mallarda ayıp bulunmadığı halde satılan malların iade alınarak bedelinin de iade edildiğini, davacının temerrüt faizi ve vade farkı alacağını bahane ederek alacak ihdas ettiğini beyan ederek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece davalının iade aldığı ürünün bedeli olan asıl alacağı takip sırasında ödediği, malları iade alma yükümlülüğü bulunmayan davalının bu bedelin fer’ilerine katlanmak zorunda olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dairemizin 2008/524 Esas, 2008/9808 Karar sayılı ve 20.10.2008 tarihli ilamıyla davalının takibe itirazından sonra davadan önce iade aldığı mal bedelini davacıya ödediği, ancak icra takibinde belirtilen mal bedeli dışında temerrüt faizi, icra gideri ve avukatlık ücreti de istendiği halde bunlara ilişkin davalı ödemesine rastlanmadığı, mahkemece davalının ana parayı ödediği gözetilmeden davacı alacaklının bu alacağın fer’ilerini de talep edebileceği dikkate alınmadan hüküm kurulduğu gerekçesiyle mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda dava açılmadan önce iade aldığı mal bedelini davacıya ödeyen davalının temerrüt faizi, icra gideri ve avukatlık ücretinden sorumlu olduğu, alacağın fer’ilerinin icra yoluyla takip edilmesinde yasal bir engel bulunmadığı, bu bölüm için yapılan itirazın yerinde olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalının icra dosyasına yaptığı itirazın kısmen iptali ile takibin 5.616.28 TL fer’i alacak üzerinden devamına, davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesinde davacının 3.000.00 YTL’ye ilişkin itirazın iptali isteminde bulunduğu anlaşılmaktadır. Buna rağmen mahkemece itirazın kısmen iptali ile takibin 5.616.28 TL alacak bakımından devamına biçiminde hüküm oluşturulmuştur.Bu hal talebin aşılması niteliğinde olup HUMK.nun 74.maddesi hükmüne aykırılık oluşturur.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre davacının tüm, davalının öteki temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 03.02.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.