Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2009/11592 E. 2010/6000 K. 13.05.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/11592
KARAR NO : 2010/6000
KARAR TARİHİ : 13.05.2010

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davalılar vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vek.Av…. gelmiş, diğer taraftan kimse gelmemiş olduğundan onların yokluğunda duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Davacı vekili, davalı banka tarafından diğer davalı şirketten genel kredi sözleşmesi geri ödemesi için aldığını iddia ettiği senetlerle müvekkili aleyhine icra takibine başladığını, bu senetlerden dördündeki imzanın davacıya ait olmadığını belirterek, toplam 62.856.-TL.tutarlı senetlerden dolayı borçlu olunmadığının tespiti ile kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı …Ecza Deposu Paz. ve Tic.A.Ş. vekili, imza itirazının (5) gün içinde icra mahkemesine bildirilmesi gerektiğini, davaya konu senetlerin davacıdan alındığını, davacının eczanesinin işlerinin takibi için eşi …’e yetki verdiğini, muhtemelen imzaların bu kişi tarafından atıldığını, bu kişinin başka bankadaki davacı ile ilgili kambiyo senetleri işlemini davacıdan aldığı vekaletname ile yaptığını, imzanın davacının eşine ait olup olmadığı ve eşine kambiyo taahhüdünde bulunma konusunda yetki verip vermediğinin araştırılmasını, davacının takip dosyasındaki dilekçesi ile borcu ve senetleri kabullendiğini bildirerek davanın reddini istemiştir.
Davalı banka vekili, tarafları, konusu aynı olan mahkeme dosyaları ile bu dava arasında irtibat bulunduğundan davaların birleştirilmesini talep etmiş, imza itirazının (5) gün içinde icra mahkemesine açılacak dava ile sürülebileceğini, davacının borçlu olmadığı yönünde iddiası olmadığından menfi tespit davasının dinlenemeyeceğini, davacının aldığı ilaçlar karşılığı senetleri diğer davalıya verdiğini, müvekkilinin de diğer davalıdan ciro yoluyla aldığını, senetlerin davacının yetki verdiği eşi … tarafından imzalanmış olabileceğini, davacının icra dosyasına verdiği 4.2.2009 günlü dilekçesiyle borcu kabul ettiğini ileri sürerek davanın reddi ile tazminata karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, senetteki keşideci-borçlu imzasının sahte olduğuna yönelik iddianın herkese karşı ileri sürülebilecek mutlak def’ilerden olduğu, bu tür bir iddia ile de menfi tespit davası açılabileceği, senetlerdeki imzanın davacının eli ürünü olmadığının bilirkişi raporu ile sabit olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davacının davaya konu senetlerden dolayı davalılara borçlu olmadığının tespitine, şartları oluşmadığından davacının tazminat isteminin reddine karar verilmiş, hüküm davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalılar vekillerinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kaklan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davaya konu bonolardaki keşideci-borçlu imzalarının davacıya ait olmadığı hususunda bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Davalı yan bu imzaların davacının eşi … tarafından davacının verdiği yetki ile atıldığını savunmuş, davalılardan …Ecza Deposu Paz. ve Tic.A.Ş. vekili de delil listesinin (1). maddesinde davacının eşi …’e kambiyo senedi tanzimi için yetki verip vermediği konusunda…Bankası İzmir Kurumsal Şubesinde var ise yetki belgesinin celbini istemiştir. Bu durumda mahkemece…Bankası İzmir Kurumsal Şubesine müzekkere yazılarak davacının eşi …’e kambiyo senedi düzenleme hususunda var ise vekaletnamesinin gönderilmesinin istenmesi, belge geldiği takdirde davacının eşine kambiyo senedi düzenlenme yetkisi verip vermediğinin içerik olarak irdelenmesi, yetki verdiği kanaatine ulaşılırsa senetlerdeki imzaların davacının eşi …’e ait olup olmadığının saptanmasından sonra varılacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsizdir.
SONUÇ : Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekillerinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün davalılar yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 13.5.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.