Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2009/11756 E. 2010/8564 K. 07.07.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/11756
KARAR NO : 2010/8564
KARAR TARİHİ : 07.07.2010

Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı Hazine vekili, davalıların murisi … … …’ın 04.06.1998 vade tarihli 7.200.000.000.-TL.bedelli senede dayalı olarak senette borçlu olarak gözüken … … … aleyhine icra takibi yaptığını, …’nin son mirasçısının hazine olmasından dolayı icra takip dosyasında müvekkiline müfredatlı hesap tablosu gönderildiğini, İcra Hukuk Mahkemesi’nce de dava açılması için süre verildiğini, senetteki borçlu imzasının …’ye ait olmadığını, bu kişinin senedin düzenlendiği tarihte borçlanma ehliyetinin bulunmadığını ileri sürerek senetten dolayı davalılara borçlu olunmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, senette borçlu olarak gözüken …’nin müvekkillerinin murisinin kendisine bakması nedeniyle borçlu kalmamak için davaya konu senedi imzalayarak verdiğini, senedin imzalandığı tarihte temyiz kudretinin bulunduğunu beyan ederek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece benimsenen 18.02.2009 havale tarihli grafolog bilirkişi raporu doğrultusunda senetteki borçlu imzasının … … …’a ait olduğunun belirlendiği, senedin tanzim tarihinin 15.03.1998 olduğu, borçlunun senet tanziminden sonra 05.06.1998 tarihinde Tapu Sicil Müdürlüğü huzurunda taşınmazın devri konusunda düzenlenen resmi sözleşmenin tarafı olduğu, bu tarihte Sağlık Grup Başkanlığı’ndan verilen rapor ile ehliyetinin bulunduğunun sabit olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Türk Medeni Kanunu’nun 631.maddesinde mirasın devlete geçmesi hali düzenlenmiş ve bu halde Sulh Mahkemesi’nin Türk Medeni Kanunu’nda belirtildiği şekilde terekenin resmi defterini düzenleyeceği, devletin deftere yazılan borçlardan sadece miras yoluyla edindiği değerler ölçüsünde sorumlu olacağı açıklanmıştır. Mahkemece Türk Medeni Kanunu’nun 631.maddesi gözetilmeden hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, davacı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, 07.07.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.