YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/12151
KARAR NO : 2010/7383
KARAR TARİHİ : 14.06.2010
Mahkemesi :Sulh Hukuk Mahkemesi
Tarih : 05.05.2009
Nosu : 422-191
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkili ile davalının, davalıya ait üzüm bağındaki ürünün alım satımı konusunda anlaştıklarını, anlaşmaya göre 2.000.-TL.peşinat ile 6.000.-TL.lik çek verileceğini, 6.000.-TL.nin de hasat sonunda ödeneceğinin kararlaştırıldığını, ancak hasat işlemine yeni başlandığı tarihlerde dolu afeti yaşandığını, müvekkilinin çok az miktarda üzüm topladığını, davalının müvekkiliyle görüşmeye yanaşmadığını, çeki bankaya ibraz ettiğini, yapılan tespitte ürünün % 80’inin hasar gördüğünü belirterek müvekkilinin çek dolayısıyla davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının tahmini 3.000.-TL.lik üzüm topladığını, kalan üzümleri ise müvekkilinin uyarılarına rağmen “buzhane ayarladım, hemen satmam gerekmiyor” diye toplamadığını, davacının sadece 500.-TL.peşinat ödediğini, davacının ürünlerin % 20’sini toplayıp daha da ağırlaşmasını beklediğini, bir hafta sonra da müvekkilinin elinde olmayan nedenlerle doğal afet gerçekleştiğini, müvekkilinin tüm alacağını talep etmekte olduğunu bildirerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre, davacını afet tarihi olan 17.09.2008 tarihinden önce 15.000 kg.lık üründen 3.000 kg.nı hasat ettiği, hasadı yapılan ürünün 2.700.-TL.gelir getirdiği, yörede 10 Kasım tarihine kadar hasat yapılabildiği, hasat tarihini geçirmemek şartıyla davacının fazla gelir elde etmek amacıyla ürünün bir kısmını bekletmesinin kusur olarak değerlendirilemeyeceği, satılan ürünün kalan kısmının henüz dalından ayrılmadığı, ilaçlama vs.ihtiyaçların davalı satıcı tarafından gerçekleştiği, ürünlerin kalan kısmının toplanamaz ve gelir getiremez durumda olduğu, tarafların karşılıklı edimlerinin ifasının imkansız hale geldiği, davalı satıcı üründen el çekmedikçe nefi ve hasara satıcının katlanması gerektiği, davacının topladığı üründen 2.700.-TL.gelir elde ettiği, 500.-TL. de davalıya peşin olarak ödediği, bu tutarlar düşüldüğünde bakiye 2.800.-TL.kaldığı gerekçeleriyle davanın kısmen kabulüne, davacının 6.000.-TL.bedelli çekten dolayı 2.800.-TL.borçlu bulunmadığının tespitine, fazla istemin reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava, çek nedeniyle borçlu bulunulmadığının tespiti istemine ilişkindir. Dava konusu çek, davacı tarafından hamiline olarak keşide edilmiştir. Çekin arkasında ise sadece dava dışı … ciranta olarak yer almaktadır. Davalının çekte isminin ya da sıfatının bulunmadığı dosyaya mübrez çek fotokopisinden anlaşılmaktadır. Bu durumda mahkemece, davalının pasif husumet ehliyeti bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddi gerekirken, işin esasına girilerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre öteki temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 14.06.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.