YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/12308
KARAR NO : 2010/7816
KARAR TARİHİ : 21.06.2010
Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi
Tarih : 09.04.2009
No : 278-132
Taraflar arasındaki menfi tesbit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, davalının müvekkili aleyhine çeke dayalı takip başlattığını, çekin 5-6 yıl önce kaybolduğunu, müvekkilinin bilgisi ve rızası dışında elinden çıktığını, müvekkili ile davalı arasında herhangi bir ilişki bulunmadığını, çekteki imzanın atıldığı tarih ile keşide yeri, keşide tarihi ve bedel kısımlarının yazıldığı tarihlerin farklı olduğunu, Türk Lirası tedavülde iken basılı ve kullanılan bir çek koçanı olmasına rağmen çekin keşide tarihinin YTL kullanılan bir tarih olarak yazıldığını, öte yandan çekte lehtar … gösterilmesine rağmen ilk ciro … tarafından yapılarak bankaya ibraz edildiğini, ciro silsilesinin kopuk olduğunu, davalının yetkili hamil olmadığını belirterek müvekkilinin takibe konu çek nedeniyle borçlu olmadığının tespitine, çekin ve takibin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili ile davacının çok samimi arkadaş olduğunu, müvekkilinin verdiği borç paralar karşılığında dava konusu çekin düzenlendiğini, “…” ile “…” in aynı kişi olduğunu, bu nedenle ciro silsilesinin kopuk olmadığını,zaten çekte imzanın inkar edilmediğini bildirerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece toplanan delillere göre, TTK.nun 592.maddesine göre borçlusu tarafından imzalı boş bir çekin düzenlenip verilmesinin mümkün olduğu, çekin anlaşmaya aykırı olarak doldurulduğu iddiasının kanıtlanmadıkça geçerli bir kıymetli evrak niteliğinde bulunduğu, davacının 5-6 yıl önce kaybolduğunu iddia ettiği bir çekle ilgili olarak yasal yollara başvurmamasının hayatın olağan akışına uymadığı, davacı şirket ortakları ile davalı arasında ilişki bulunduğunun banka kayıtlarıyla sabit olduğu, çekteki imzanın inkar edilmediği gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 21.06.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.