YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/12344
KARAR NO : 2010/8772
KARAR TARİHİ : 12.07.2010
Davacı … vek.Av…. ile davalı … Tar.Ürün.Tic.A.Ş vek.Av.G…. aralarındaki alacak -tazminat davası hakkında … 5.Asliye Ticaret Mahkemesinden verilen 23.07.2009 gün ve 58-349 sayılı hükmün davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşuldu.
K A R A R –
Davacı vekili, taraflar arasında üretimi davalı tarafından yapılan gübrelerin satışı konusunda anlaşma yapıldığını, müvekkili tarafından davalının ürettiği gübrelerin satışına başladığını, Tarım ve Köyişleri Bakanlığının 11.11.2004 ve 14.12.2004 tarihli yazılarıyla davalı tarafından üretilen gübrelerin analizinin olumsuz çıkması nedeniyle müvekkilinin deposunda bulunan 880 torba gübreye 26.12.2004’te el konularak imha edildiğini, çiftçilere satılan gübrelerin ise bedelinin müvekkiline ödenmediğini, yine aynı Bakanlığın 27.03.2006 tarihli yazısı üzerine müvekkiline ait depoda bulunan 54 torba gübreye el konularak imha edildiğini, müvekkilinin toplamda 25.445 TL zarara uğradığını belirterek fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla 1.000 YTL’nin avans faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili, 09.07.2009 tarihli ıslah dilekçesiyle 54 torba ile ilgili istemlerini, fazlaya ve başka kalemlere dair haklarını saklı tutarak 788.41 TL artırarak bu kalem yönünden 1.038.41TL’ye ıslah ettiklerini beyan etmiştir.
Davalı vekili, imha edilen gübreler için davacıdan iade faturası alındığını, ayrıca toplatılan gübre miktarınca davacıya bedelsiz gübre verildiğini, davacının elinde kalan mallar için müvekkilinden talepte bulunamayacağını bildirerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre davacının imha edilen 54 torba gübreyle ilgili talepte bulunabileceği, çiftçilerce bedeli ödenmeyen gübrelerin imha edilen gübrelerle aynı cins ve parti numarasından olduğunun ispatlanmadığı, davacının elinde bulunan gübrelerin de imha edilen gübrelerin partisinden olmadığının saptanmakla bu konudaki davacı taleplerinin yerinde görülmediği gerekçeleriyle davanın kısmen kabulüne, 1.038.40 TL’nin 01.09.2006 tarihinden itibaren avans faiziyle davalıdan alınarak, davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava, bayilik sözleşmesi nedeniyle alacak ve tazminat istemine ilişkindir. Davacı, başlangıçta fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 1.000 TL’nin tahsilini talep etmiştir.
Davacı vekili, 09.07.2009 tarihli ıslah dilekçeleriyle istemini 788.41 YTL daha artırdığını bildirmiştir. Yargılama sonunda davacı lehine 1.038.40 TL’ye hükmedilmiştir.
Bir başka anlatımla davacının 750.01 TL’lık istemi reddedilmiş olup reddedilen miktar itibariyle verilen karar kesin nitelikte bulunduğundan davacı vekilinin temyiz isteminin reddi gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz isteminin REDDİNE, peşin harcın istek halinde iadesine, 12.07.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.