Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2009/12368 E. 2010/7126 K. 08.06.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/12368
KARAR NO : 2010/7126
KARAR TARİHİ : 08.06.2010

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Tarih : 30.04.2009
No : 380-184
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince her ne kadar duruşmalı olarak temyiz edilmiş ise de, miktar itibariyle bu istemin reddiyle incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, davalının mülkiyetinde bulunan … ili Ödemiş ilçesindeki 81.660 m2 miktarlı taşınmazın 3.006.000.00.-TL muhammen bedelle kapalı zarfla teklif alma usulüyle satışa çıkarıldığını, satış şartnamesi gereğince 11.5.2007 tarihinde 150.250.00.-TL teminatın da müvekkilince davalı hesabına nakit olarak yatırıldığını, taşınmazın bir çok parsellere ayrılabilme bir başka ifade ile ifrazının mümkün olduğu, çok sayıda kişilere satılabilme özelliği bulunduğu hususu nazara alınarak 16.05.2007 tarihinde 3.006.000.00.-TL teklif verildiğini, taşınmaza ait imar durumu-planın değiştiği duyumunun alınması üzerine 11.6.2007 tarihinde imardaki değişikliğin mahiyetini öğrenmek amacıyla Ödemiş Belediyesine başvuruda bulunulduğunu ve belediyenin 5.6.2007 tarihli meclis kararı ile taşınmaz için ifraz ve tevhit edilemez şartının konulduğunun öğrenildiğini, bunun üzerine hemen (yeni 11.6.2007 tarihinde) davalıya başvuru yapılarak imar plan ve durum değişikliliği nedeniyle teklifin geri alındığının, teklif mektubunun değerlendirilmemesinin talep edildiğini, davalının ise 7.6.2007 tarihli yazısı ile verilen teklifin uygun görüldüğü on iş günü içerisinde taşımaz bedeli olan 3.006.000.00.-TL ile %5 BSMV’nin yatırılmasının istendiğini, bu yazının müvekkiline 20.6.2007’de tebliğ edildiğini, on günlük süre dolmadan 22.6.2007 tarihli yazısı ile davalının 150.000.-TL geçici teminatın satış sözleşmesinin 11.maddesi gereğince irad kaydedildiğinin bildirildiğini, davalının taşınmazı satışa arz ettiği tarihteki imar durumu ile müvekkiline devretme olanağı kalmadığı halde teminatı irad kaydetmesinin haksız olduğunu, davalının haksız olarak zenginleştiğini ileri sürerek şimdilik 10.000.-TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, ihaleyi en yüksek teklifi veren davacının kazandığı hususunun 7.6.2007 tarihli yazı ile davacıya bildirildiğini, belediyenin “ifraz ve tevhit edilemez” koşuluna ilişkin kararını gerekçe göstererek davacının taşınmazı satın almaktan vazgeçtiğini, müvekkili bankanın Belediye Meclisinin bu kararına karşı iptal istemiyle idari dava yoluna başvurduğunu, şartnamenin 11 ve 14.maddeleri gereğince teminatın irad kaydedildiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama, toplanan deliller neticesinde taşınmazın teklif ve ihaleye çıkış tarihindeki imar durumunun değiştiği hususunun tartışmasız olduğu şartnamenin 11.maddesine göre ihale saatinden itibaren gayrimenkulde meydana gelebilecek hasarın alıcıya ait olduğu, imar planındaki değişikliliğin davalı satıcının iradesinde bulunmadığı, şartnamenin 14.maddesine uygun olarak teminatın davalı tarafça irad kaydedildiği gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 08.06.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.