Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2009/12405 E. 2010/8142 K. 28.06.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/12405
KARAR NO : 2010/8142
KARAR TARİHİ : 28.06.2010

Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi
Tarih :04.03.2009
No :270-56
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, davalının müvekkili aleyhine 123.000.00 TL’lik senede dayanarak icra takibine giriştiğini, müvekkilinin davalıya borcunun bulunmadığını, müvekkilinin resmi eşi olan ancak uzun süredir ayrı yaşadığı dava dışı …’la beraber yaşadıkları dönemde 3.000.00 TL’lik senet verdiğini bu senedin rakam kısmının önüne “12” rakamı sonradan yazılarak icra takibine konu edildiğini, müvekkilinin davalı ile … hakkında dolandırıcılık, sahtecilikten dolayı suç duyurusunda bulunduğunu, davalı savcılık ve avukatı huzurunda alınan ifadesinde “ benim senetle …. ilişkim ve ilgim yoktur.Benim senet üzerinde herhangi bir yazım ile imzam bulunmamaktadır.Herhangi bir alacağım da yoktur. Benim icra takibi ile bir ilgim de yoktur.İcra takibini benim adıma avukat … yapmıştır.Ben suçsuzum…” diyerek alacaklı olmadığını kabul ettiğini ileri sürerek müvekkilinin icra takibine konu edilen senet (123.000.00 TL’lik) nedeniyle borçlu olmadığının tespiti ile %40 tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili iddialarının yerinde olmadığını …’ın senedi beyaz ciro ile müvekkiline devrettiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece yapılan yargılama, toplanan deliller, davalının … Cumhuriyet Savcılığınca alınan 31.10.2007 tarihli ifadesi dikkate alınarak somut olayda beyaz cirodan söz edilmesinin de mümkün olmadığı gerekçeleriyle davanın kabulüne, 27.07.2006 tanzim tarihli, 25.11.2006 vade tarihli 123.000.00 TL’lık senet ile ilgili olarak davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, davacının tazminat talebinin davalının kötüniyetle hareket ettiği sabit olmadığından reddine karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 28.06.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.