YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/12427
KARAR NO : 2010/1843
KARAR TARİHİ : 24.02.2010
Mahkemesi : Küçükçekmece 1.İcra Mahkemesi
Tarih : 23.10.2009
Nosu : 1225-1118
Taraflar arasındaki sıra cetveline itiraz davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Şikâyetçi vekili borçluya ait aracın satışından sonra düzenlenen sıra cetvelinde üst sıraya alınan alacaklının ihtiyati haciz kararını 9.412,22 TL. üzerinden almış olmasına rağmen satış bedelinin tamamının bu alacaklıya verildiğini, takibe yasal 7 günlük süreden sonra girişildiğini ve müvekkili tarafından girişilen takibin şikâyet olunan alacaklının haczinin kesinleşme tarihinden önce olduğunu ileri sürerek sıra cetvelinin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
İcra Mahkemesince evrak üzerinden yapılan incelemeye göre trafik sicilindeki haczin 18.02.2009 tarihli olduğu, şikâyet olunanın 25.12.2009 günü takibe giriştiği; şikâyet olunanın haciz yazısını elden götürmüş olmasına rağmen haczin uygulandığını öğrendiğine dair bir bilgi bulunmadığı ve sürenin geçmediği gerekçesiyle şikayetin reddine karar verilmiş; hüküm şikâyetçi vekili tarafından temyiz olunmuştur.
1- Sıra cetveline yönelik şikayetler kural olarak İcra ve İflas Kanunu’nun 18 inci maddesindeki usulle incelenirse de, bu maddede hâkime tanınan takdir yetkisinin duruşma açılması ve şikâyet sonucunda hukuki durumları etkilenecek kişilerin de duruşmaya davet edilmesi suretiyle taraf teşkilinin sağlanması yönünde kullanılması uygun olur. Bu yolla sırasına şikâyet edilen alacaklının da savunma hakları gözetilebilir.
2- Sıra cetvelinde, takip dosyalarında ve kararda yazılı tarihler birbiriyle uyumlu değildir. Mahkemece bu uyumsuzlukların denetime elverişli biçimde giderilmesi ve incelemenin bu suretle yapılması gerekirken, bu yönün gözden kaçırılması da isabetsiz olmuştur.
3- Şikâyet olunanın haciz yazısını elden götürmesi ile hacizden haberdar olduğunun kabulü gerekir. Bir önceki bentte belirtilen şekilde ihtiyati haciz tarihinin netleştirilmesinden sonra, takibin yasal süresinde yapılıp yapılmadığına bakılmalı; ihtiyati haczin ödeme müddeti olan on günlük sürenin dolması ile kesin hacze dönüşeceği ilkesinden hareketle (İİK.m.264) tarafların haciz tarihlerinin öncelik ve sonralık durumuna göre bir karar verilmek gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 24.2.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.