Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2009/12461 E. 2010/7136 K. 08.06.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/12461
KARAR NO : 2010/7136
KARAR TARİHİ : 08.06.2010

Mahkemesi :Sulh Hukuk Mahkemesi (Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla)
Tarih : 16.06.2009
No : 231-534
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı, davalının icra takibine konu ettiği malen kaydını içeren bononun (3500 TL değerindeki) araba alım satım işi nedeniyle verildiğini, ancak arabanın teslim edilmediği gibi bononun da iade edilmediğini, bedelsiz kalan bononun haksız olarak icra takibine konu edildiğini ileri sürerek takibin iptaline, %40 kötüniyet tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, takibe konu senedin kambiyo senedi olduğunu, iddianın yazılı belge ile ispatlanması gerektiğini belirterek davanın reddi ile %40 tazminatın davacıdan tahsilini istemiştir.
Mahkemece, yapılan yargılama, toplanan deliller neticesinde, davacının başlangıçta delillerini davalının ticari defterlerine hasrettiği, fakat sonradan bu beyanını değiştirerek ve genişleterek başka delillere de dayandığı, hal böyle olunca uyuşmazlığa artık TTK.nun 83/2.maddesindeki özel hükmün uygulanamayacağı HUMK.nun 330.vd.maddelerinin dikkate alınması gerektiği, davalının kendisine çıkartılan ticari defterleri ibraz etmesi, etmediği takdirde ibrazdan kaçınmış sayılacağı meşruhatını içeren davetiyeye rağmen ticari defterleri vermediği için “malen” kaydını içeren bonoya rağmen davacının bono karşılığı mal teslim edilmediği yönündeki iddiasının kabulü gerektiği gerekçeleri ile 1086 sayılı HUMK.332.md.ve 2006/19-543 Esas, 2006/587 Karar sayılı 27.9.2006 tarihli HGK kararı uyarınca davanın kabulüne, icra takibine konu alacağın mevcut olmadığının tespitine, %40 kötüniyet tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Uyuşmazlık, ihdas nedeni bölümünde “malen” kaydı bulunan bonodan kaynaklanmaktadır. Davacı bu bono karşılığında teslim edilmesi gereken malın teslim edilmediğini iddia etmiş davalı ise bononun sebepten mücerret borç senedi olduğunu savunarak senede karşı ileri sürülen her türlü iddianın yazılı delille kanıtlanması gerektiğini savunmuştur. TMK.nun 6.md.uyarınca, kural olarak herkes iddiasını ispat ile yükümlüdür. Davacı, malen kaydı bulunan bono altındaki imzasını inkar etmemiş, ancak kendisine bu bono karşılığında herhangi bir mal teslim etmediğini ileri sürmüştür. Davalı, senet metnini talil etmediğine göre ispat külfeti davacıda olup, davacının senede karşı ortaya koyduğu iddiasını HUMK.nun 290.md.uyarınca yazılı delille kanıtlaması zorunludur. Gerek dava dilekçesinde gerekse sonraki dilekçelerinde davacının münhasıran davalının ticari defterlerine dayandığına ilişkin bir açıklık bulunmamaktadır. Bu itibarla somut olay bakımından TTK.83/2 ve HUMK.nun 332.maddesi hükümlerinin uygulanabilirliği yoktur. Nitekim mahkemece de olayda TTK.83/2.maddesinin uygulanamayacağı kabul edilmiş, ancak HUMK.332. maddesi hükmüne dayanılarak karar verilmiştir. Oysa bu madde hükmünün de somut olayda uygulanabilirliğinden söz edilemez.
Mahkemece bu yönler gözetilmeden somut olaya uygun düşmeyen gerekçelerle ve eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 08.06.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.