YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/12513
KARAR NO : 2010/8147
KARAR TARİHİ : 28.06.2010
Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi
Tarih :16/04/2009
Nosu : 2007/314-2009/76
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, davalı şirket müvekkilinden aldığı krediyi ödemediği için hakkında icra takibine girişildiğini, icra takibi devam ederken taraflar arasında 22.03.2002 tarihli ödeme protokolü imzalandığını, buna göre davalı anapara ve faiz borcunu ödediğini, ancak vekalet ücretini ödemediği için icra takibinin yenilendiğini, yasal vekalet ücretinin tahsili için haciz talep edilince davalının vekalet ücretini icra dosyasına yatırdığını, ancak … 1. İcra Mahkemesinin 2006/1526 Esas sayılı dosyası ile şikayette bulunduğunu, aleyhlerine verilen icra mahkemesi kararına istinaden davalı borçlunun icra dosyasından müvekkiline muhtıra göndererek dosyaya yatırmış oldukları, 49.145.00 TL’nin iadesini talep ettiğini, icra mahkemesi kararlarının kesin hüküm oluşturmayacağını, icra mahkemesinin sunulan ibranameyi yeterince incelemediğini, ibranın banka genel kurulunca belirlenen üç kişiden oluşan tasfiye kurulunca verilebileceği, oysa somut olayda takip daire başkanlığınca imzalanıp verildiğini, kaldı ki , bu belgenin icra vekalet ücretini kapsamadığını yalnızca faiz ve anaparaya ilişkin bulunduğunu ileri sürerek haksız olarak talep edilen 49.145.00 TL’sinden müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili , davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece yapılan yargılama, toplanan deliller, benimsenen bilirkişi kurulu raporuna göre taraflar arasıda imzalanan “Taahhütname” başlıklı anlaşmanın 4. maddesinde taahhütnamenin imzalanmasından önce vekalet ücretinin ödeneceğinin yazılı olduğu, taahhütname imzalandığına göre vekalet ücretinin de ödenmiş olması gerektiğinin kabul edilmesi gerektiği sonucuna ulaşılmış, ayrıca banka Takip Daire Başkanlığı tarafından düzenlenen 02.01.2006 tarihli davalının herhangi bir borcunun kalmadığını belirten ibranamenin davacı bankayı bağlamayacağı yönündeki iddianın kabulünün iyiniyet kuralları ile bağdaşmayacağı gerekçeleri ile davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, 28.06.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.