Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2009/12682 E. 2010/8898 K. 14.07.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/12682
KARAR NO : 2010/8898
KARAR TARİHİ : 14.07.2010

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davacı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vek.Av…. gelmiş davalı tarafa yapılan tebligatın bila ikmal iade edilmesi üzerine davacı vekili duruşma talebinden vazgeçmiş olduğunu beyan etmiş olmakla incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
. Davacı vekili, taraflar arasında satış sözleşmesi imzalandığını, davalı yanın sözleşme hükümlerini ihlal ettiğini belirterek, 109.000.-USD cezai şartın ve 115.496,04 TL mali yardımın faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar davaya yanıt vermemişlerdir.
Mahkemece, toplanan delil ve belgelere göre, davanın kabulüne, 115.496,04 TL’nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, katkının verildiği tarihten itibaren bankalarca uygulanan en yüksek kredi faizini geçmemek kaydı ile avans oranı üzerinden faiz işletilmesine, 109.000.-USD cezai şartın dava tarihinden işletilecek faiz ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Davacının temyizi, mali yardım tutarlarına verildikleri tarihten itibaren bankalarca uygulanan en yüksek kredi faizi üzerinden faiz uygulanmamasına ilişkindir.
Taraflar arasında akdedilen, “Yeniden Satış Sözleşmesi’nin 15.maddesinde; işleticinin sözleşmenin feshine sebebiyet vermesi halinde şirket kayıtlarındaki borçları ile şirketten almış olduğu mali yardım, katkılar ve her türlü sabit yardım harcamalarının tümünün verildiği tarihten itibaren, bankalarca uygulanan en yüksek kredi faizi ile birlikte ödeneceği hüküm altına alınmıştır.
Mahkemece, sözleşmenin anılan hükmü gözetilerek öngörülen faiz oranı üzerinden karar verilmesi gerekirken, katkının verildiği tarihten itibaren bankalarca uygulanan en yüksek kredi faizini geçmemek üzere, avans oranı üzerinden faize karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 14.07.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.