YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/12767
KARAR NO : 2010/8112
KARAR TARİHİ : 24.06.2010
Mahkemesi :Sulh Hukuk Mahkemesi
Tarih : 25.6.2009
Nosu : 234-155
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekili ile davalılar tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Davacı vekili, davalılardan …’a kullandırılan tarımsal krediden doğan borcun geri ödenmemesi üzerine asıl borçlu … ve kefil olan diğer davalılar aleyhinde icra takibi başlatıldığını, bu takibe davalılar tarafından haksız olarak itiraz edildiğini belirterek, itirazın iptaline, takibin devamına ve icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar, talep edilen faiz oranının fahiş olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda, davalı … tarafından kullanılan tarımsal kredi borcunun ödenmediği, bu borçtan kefil olan diğer davalıların da sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davacı tarafın icra inkar tazminatı talebinin ise alacak likit olmadığından reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1)Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2)HUMK.nun 388.maddesi uyarınca hükmün infazda tereddüt yaratmayacak bir biçimde açık şekilde kurulması gerekir. Yerel mahkeme hükmünde asıl alacak ve faizden oluşan toplam miktara hükmedilmiş ise de, hüküm fıkrasında hükmedilen miktarın ne kadarının asıl alacak ne kadarının işlemiş faiz olduğu açıklanmamıştır. Hükmün devamında ise asıl alacağa takipten itibaren faiz yürütülmesine biçiminde hüküm oluşturulmuştur. Takipteki asıl alacak miktarı ile yerel mahkemenin gerekçesinde ve hükme dayanak yapılan bilirkişi raporundaki asıl alacak miktarı farklı olduğundan hükümde bu yanların açıkça gösterilmesi gerekir. Mahkemece bu yönler gözetilmeden hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
3-Davacı vekilinin temyizine gelince;
Dava konusu alacak tarımsal kredi sözleşmesinden kaynaklanmakta olup, likit nitelikte bulunduğu gözetilmeden davacının icra inkar tazminatı talebinin reddinde isabet görülmemiştir.
SONUÇ : Yukarıda 1.bendde yazılı sebeplerle davalının diğer temyiz itirazlarının reddine, hükmün 2.bendde yazılı nedenlerle davalı yararına, 3.bendde yazılı nedenlerle davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 24.6.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.