Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2009/12903 E. 2010/7227 K. 10.06.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/12903
KARAR NO : 2010/7227
KARAR TARİHİ : 10.06.2010

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Tarih : 11/06/2009
Nosu : 661/302
2-Mesut Şener vekilleri Av.Neriman Yerebasmaz

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davalılar vekilince duruşmalı, davacı vekilince duruşmasız olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vek.Av…. ile davalı asil … ve davalılar vek.Av….’ın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan asil ve avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-K A R A R-
Davacı vekili, taraf şirketler arasında akdedilen bayilik sözleşmesinde diğer davalının müşterek borçlu ve müteselsil kefil olduğunu, davalı şirketin bayilik sözleşmesini ihlal ettiğini, bu suretle sözleşmede yer alan cezayı ödemek zorunda olduğunu belirterek bayilik sözleşmesinin feshine, sözleşmenin 15/b maddesinde belirtilen cezai şart alacağından fazlaya ilişkin hakkı saklı kalmak kaydıyla şimdilik 25.000 YTL’nin avans faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, taraflar arasında imzalanmış bayilik sözleşmesi bulunmadığı gibi rekabet kurulu kararları gereği davacı ile olan akdi-hukuki bir bağıt kalmadığından taraflar arasındaki ilişkinin sona erdiğini, kefilin kefaletinin de geçerli olmadığını bildirerek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda taraflar arasında geçerli olan bayilik sözleşmesinin davalının taahhüt ettiği ürünü almayı durdurması nedeniyle ihlal edildiğini, sözleşme gereği cezai şarttan sorumlu olduğu, tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile sözleşme süresi dikkate alındığında BK’nun 161/son maddesi gereğince cezai şart bedelinin 1/10’u indirildiği gerekçeleriyle davanın kısmen kabulüne, taraflar arasındaki protokol ve bayilik sözleşmesinin feshine, 20.124 TL cezai şartın dava tarihinden yürütülecek değişken oranlardaki avans faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Uyuşmazlık cezai şart alacağından kaynaklanmaktadır. TTK’nun 24.maddesi uyarınca tacir sıfatını haiz bir borçlu, BK’nun 161.maddesinin (3.)fıkrasına göre fahiş olduğu iddiası ile cezanın indirilmesini mahkemeden isteyemez. Ancak kararlaştırılan cezai şart miktarı borçlunun ekonomik yönden mahvına sebebiyet verecek derecede yüksek ise o takdirde cezai şarttan indirim yapılabileceği Yargıtay’ca da kabul edilmektedir.
Ne var ki, bu şekilde bir indirime gidilebilmesi için borçlunun ekonomik ve sosyal durumunun araştırılması, ticari defter ve kayıtları üzerinde muhasebe tekniği konusunda uzman bir bilirkişiye inceleme yaptırılması ve bu inceleme sonucunda indirime gerek bulunup bulunmadığının, gerek varsa hangi oranda indirim yapılması gerektiğinin değerlendirilmesi lazımdır. Bu hususların çözümü özel veya teknik bir bilgiyi gerektirdiğinden HUMK’nun 275.maddesi uyarınca bilirkişinin görüşü alınmalıdır. Mahkemenin kendisini bilirkişi yerine koyarak bu konularda inceleme yapıp indirime gitmesi belirtilen yasa hükmüne aykırılık oluşturur. Kaldı ki, indirim oranının tayininde somut olayın özelliği, borçlunun sermayesi, mal varlığı, gelir ve gider dengesi, karlılık durumu gibi mali kriterlerin dikkatle irdelenip, değerlendirilmesi gerekmektedir.
Mahkemece bu yönler üzerinde durulup, yeterli araştırma ve inceleme yapılmadan yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte belirtilen sebeplerle hükmün taraflar yararına BOZULMASINA, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan taraflar yararına takdir edilen 750.00.’er -TL. duruşma vekalet ücretinin yek diğerinden alınarak bir diğerine ödenmesine, peşin harçlarının istek halinde iadesine, 10.06.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.