YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/13008
KARAR NO : 2010/7569
KARAR TARİHİ : 16.06.2010
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Tarih : 1.10.2009
Nosu : 573-512
Taraflar arasındaki karşılıklı alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı esas davanın kabulüne, karşı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı-karşı davacılar vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Davacılar vekili, taraflar arasında 22.4.2004 tarihinde imzalanan dağıtım sözleşmesine göre 30.000.-USD’nin davalılara havale edildiğini, ancak davalıların yükümlülüklerini yerine getirmediklerini, gazete ilanlarından davalıların kendilerine yeni bayiler aradığını öğrendiklerini belirterek davalılara ödenen 30.000 USD’nin faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, sözleşmenin tarafının müvekkili şirket olduğunu, bu nedenle şirket ortaklarına husumet yöneltilemeyeceğini, davacıların sözleşmeyle taahhüt ettikleri 300.000.-USD’yi ödemediklerini belirterek davanın reddini savunmuş, ayrıca davacılara güvenerek yapılan araç alımı, tadilatlar, inşaat çalışmaları, kalite belgesi alınması amacıyla yapılan giderler olmak üzere toplam 349.597.-TL.harcama yapıldığını, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla 51.000.-TL.nin tahsilini talep etmiştir.
Mahkemece, dosyadaki belgelere ve bilirkişi raporlarına göre tarafların sözleşmenin ifası konusunda arzulu olmadıkları, sözleşmedeki belirsizliklerin taraflarca aşılamadığı, içeriği konusunda anlaşmazlıklara düşüldüğü, fesih iradesinin ortaya açıkça konulmamasına rağmen sözleşmenin feshedilmiş sayıldığının tarafların kabulünde olduğu, bu nedenle tarafların verdikleri şeylerin iadesini talep edebilecekleri belirtilerek asıl davanın kabulüne, karşı davanın reddine karar verilmiş, hüküm davalı-karşı davacılar vekilince temyiz edilmiştir.
1- Somut olayda davacı-karşı davalılar vekili 6.11.2007’de duruşmaya gelmemiş, davalı-karşı davacılar vekili asıl dava yönünden davayı takip etmeyeceğini bildirmiş, dosyanın işlemden kaldırılması üzerine 14.11.2007 tarihinde stajyer avukat tarafından imzalı yenileme dilekçesi verilmiştir. Mahkemece 12.2.2008 tarihli duruşmada davacı-karşı davalılar vekilinin bu yenileme dilekçesine muvafakat ettiğine dair beyanı almak suretiyle yargılamaya devam edilmiştir.
Avukatlık Kanunun 26’ncı maddesine göre, “Stajyerler, avukat yanında staja başladıktan sonra, avukatın yazılı muvafakati ile ve onun gözetimi ve sorumluluğu altında, sulh hukuk mahkemeleri, sulh ceza mahkemeleri ile icra mahkemelerinde avukatın takip ettiği dava ve işlerle ilgili duruşmalara girebilir ve icra müdürlüklerindeki işleri yürütebilirler.” Anılan hüküm nedeniyle stajyerler asliye ticaret mahkemesindeki Duruşmalara giremezler ve bu mahkemeye ilişkin işlemleri yürütemezler. Bu nedenle mahkemece stajyer avukatın verdiği yenileme dilekçesine itibar edilerek ve davacı-karşı davalılar vekilinin de söz konusu dilekçeye ilişkin muvafakatının dosyanın işlemden kaldırılmasından itibaren HUMK’un 409’uncu maddesindeki 3 aylık yasal süre geçtikten sonra beyan edildiği dikkate alınarak, asıl davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerekirken, davaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
2-Mahkemece yargılama sırasında iki farklı heyetten rapor alınmış alıp, ilk heyet kök ve ek raporlarında davalı-karşı davacıların bir miktar tazminata hak kazandıkları belirtilmişken, ikinci heyet raporunda göre davalı-karşı davacıların tazminat talep etmeye hakları olmadığı sonucuna ulaşılmış, mahkemece ikinci heyet raporu hükme esas alınarak karar verilmiştir. Her iki heyet raporu çeliştiği için yapılan itirazlar da gözetilerek farklı bir heyetten tevil edici bir rapor alınması gerekirken eksik inceleme sonucunda yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsizdir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı-karşı davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer yönlerin incelenmesine şimdilik yer olmadığına, peşin harcın istek hâlinde iadesine, 16.6.2010 günü oybirliği ile karar verildi.