Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2009/13114 E. 2010/8019 K. 24.06.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/13114
KARAR NO : 2010/8019
KARAR TARİHİ : 24.06.2010

Mahkemesi :Asliye HukukMahkemesi
Tarih :21.7.2009
Nosu : 346-540

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davalı … ile süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Davacı vekili, taraflar arasında araç alım satım sözleşmesi gereği müvekkilinin 7.000.-YTL.lik senet verdiğini, aracın devrinin davalı yanca yapılmadığı halde davalı tarafından senetle icra takibine başlandığını, senet bedelinin ödendiğini ödenen bedelin tahsili için girişilen icra takibine itiraz edildiğini belirterek itirazın iptaline, takibin devamına % 40 icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiş, 20.3.2007 günlü duruşmada, dava dilekçesine davalının … olması gerekirken, davacının adı olan …’ın adının sehven yazılmış olduğunu, bu maddi hatanın düzeltilmesi ve davalı adına tebligat çıkarılması konusunda süre verilmesini istemiştir.
Dava dilekçesinde davalı olarak gösterilen …’a tebligat yapılamamış, davalı olarak …’a duruşma davetiyesi tebliğ edilince, vekili davanın reddini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda, somut olayda bilahare farkedildiği üzere davacı …’ın vekili marifetiyle kendisi aleyhine açtığı davanın dilekçesinde davalı …’dan hiç bahsetmediği halde daha sonra verdiği 21.3.2007 havale tarihli dilekçe ile davalının adresinin zuhulen yanlış yazılmak suretiyle davacı ile aynı gösterildiğini, maddi hatanın tavzihen düzeltilerek …’a yeniden davetiye çıkarılmasını talep etiği, oysa dava dilekçesinde yalnızca davalının adresinin değil, kendisinin isminin de davacı ile aynı gösterildiği, usule ilişkin ciddi bir hata olan bu durumun basit bir maddi hata olarak nitelendirilemeyeceği zira davalının isminin dilekçesinin ilerleyen kısımlarında yer almış olmasının gerektiği hiç kimsenin kendisine karşı dava açamayacağı, HUMK.nun 83.maddesi gereğince ıslah suretiyle dahi taraf değiştirilemeyeceği gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı … vekili ile … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-… vekili tarafından verilen temyiz dilekçesinin temyiz defterine kaydedilmemiş olduğu gibi, harcının da yatırılmadığı anlaşıldığından, … vekilinin temyiz isteminin reddi gerekmiştir.
2-Davacı vekilinin temyizi yönünden;
Dava dilekçesinde davalı isminin, davacı ismi ile aynı olmak üzere “…” olarak yazılıp, adresi de “… Köyü-Bucak/Burdur” olarak gösterilmiş ve dava konusu icra takip dosya numarası yazılarak itirazın iptaline karar verilmesi istenilmiştir.
Davacı vekili, 20.03.2007 günlü duruşma sırasında, “dava dilekçesinde sehven davalı … olması gerekirken, davacı adı olan …’ın adını yazmışız. Bu maddi hatanın düzeltilmesine ve davalı adına yeniden tebligat konusunda yeniden süre istiyoruz” demiş, aynı günlü ara kararı gereğince de “davalı …, … Köyü-Bucak” şeklinde düzenlenen duruşma davetiyesi …’a tebliğ edilmiş” … vekili marifetiyle duruşmada temsil olunmuştur.
Bu durumda mahkemece, hernekadar dava dilekçesinde davalı olarak davacının adı yazılmış ise de, dava dilekçesinde icra takip dosya numarası gösterildiği ve bu takip dosyası borçlusunun … olduğu anlaşıldığından dava dilekçesindeki davalı isminin yazım hatası yapılarak davacı ismi olarak gösterildiği açık olduğundan, HUMK.nun 80.maddesi uyarınca bu maddi hatanın da yargılama sırasında giderildiği anlaşılmakla, davalının … olduğunun kabulü ile gerekçeli karar başlığına da davalı olarak … adının yazılarak davanın esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile davanın husumetten reddedilmesi doğru değildir.
SONUÇ : Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle … vekilinin temyiz isteminin reddine, (2) nolu bentte gösterilen sebeplerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 24.6.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.