Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2009/13131 E. 2010/7119 K. 08.06.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/13131
KARAR NO : 2010/7119
KARAR TARİHİ : 08.06.2010

Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi
Tarih : 21.7.2009
Nosu : 442-270

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davalı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacılar vek.Av…. gelmiş, diğer taraftan kimse gelmemiş olduğundan onun yokluğunda duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Davacı vekili, davalının müvekkili hakkında 35.000.-TL.bedelli bono üzerinden icra takibine geçtiğini, bu bonoyu kiracı olan davalının evde tadilat yapılması için belediyeye sunulacak belge diye imzalatarak aldığını, müvekkilinin okuma-yazma bilmediğini, cahil olduğunu, ayrıca fiil ehliyeti bulunmadığından askerlik dahi yapmadığını ileri sürerek takibe konu bonodan dolayı borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Yargılama sırasında davacının vefatı ile mirasçıları davaya katılmış ve 7.7.2009 havale tarihli dilekçeleri ile % 40 kötüniyet tazminatı talebinde bulunmuşlardır.
Davalı vekili, davacının hukuki ehliyeti olduğunu, davacının müvekkiline tarla satmayı vaat ettiğini, 35.000.-TL.parayı davacıya ödediği halde tarlayı satmaktan vazgeçmesi ile müvekkilinin ödediği parayı da iade etmediğini ve müvekkiline senet verdiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, alınan Adli Tıp Kurumu Raporu ve dosya kapsamına göre senet düzenleme tarihinde fiili ehliyete sahip olmayan davacıdan davalı kiracının bu durumdan yararlanarak hile ile takibe konu senedi aldığı, fiil ehliyetine sahip olmayan murisin bu senet ile sorumluluğunun bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, davacının takibe konu 01.9.2003 düzenleme, 15.9.2003 vade tarihli 35.000.-TL. bedelli senetten dolayı davalıya borçlu olmadığının tespitine, senedin iptaline, davacılar vekilinin sonradan talep ettiği % 40 tazminata karşı davalı vekilinin itirazı olmadığından, takibe konu alacak miktarı olan 40.456.10.-TL.üzerinden % 40 tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava, takibe konulan 35.000.TL.lik bonodan dolayı borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir. Dava dilekçesinde dava değeri 35.000.-TL.olarak gösterilmiş, peşin harçta bu miktar üzerinden alınmıştır. Mahkemece davanın kabulüne davacı mirasçılarının bonodan dolayı borçlu olmadıklarının tespitine ve davalının takibinde kötüniyetli olduğunun kabulüne karar verildiğine göre dava konusu edilen 35.000.TL.üzerinden davalı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesi gerekirken, bu yön gözetilmeden takip alacağı üzerinden yazılı olduğu şekilde tazminata hükmedilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ : Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin öteki temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 8.6.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.