YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/2771
KARAR NO : 2010/515
KARAR TARİHİ : 25.01.2010
Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Davacı vekili, müvekkili ile davalı şirket arasındaki ticari ilişkiden doğan alacağın tahsili için başlatılan icra takibinin davalının haksız itirazı sonucu durduğunu belirterek itirazın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre tarafların birbirini teyit eden ve defter kayıtlarına uygun olan hesap dökümlerine göre davacının bir kısmı vade farkı olmak üzere toplam 24.791.96 YTL alacaklı olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalının 16.747.20 YTL asıl alacak ile 8.044.76 YTL vade farkı faturasına yönelik itirazının iptaline, takibin takip tarihinden itibaren asıl alacağa yasal faiz işletilerek devamına, davacının fazlaya ilişkin isteminin reddine, asıl alacak likit olup asıl alacak tutarı 16.747.20 YTL’nin % 40’ı oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline, reddedilen miktar olan 8.716.06 YTL üzerinden haksız takip tazminatı olan 3.486.42 YTL tazminatını davacıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere ve özellikle davalı şirketin sıfatındaki hatanın HUMK.’nun 459. maddesi uyarınca her zaman düzeltilmesinin mümkün olmasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan öteki temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Reddedilen miktar 2.606.50 YTL olduğu halde, mahkemece reddedilen miktarın 8.716.06 YTL olduğu gerekçesiyle yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olduğu gibi, kabule göre de reddedilen kısım yönünden davacının takibinde kötüniyetli olduğu kanıtlanmadıkça aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilemeyeceği kuralının gözetilmemiş olması da doğru görülmemiştir.
SONUÇ : Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin öteki temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte belirtilen sebeplerle hükmün temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 25.01.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.