Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2009/3038 E. 2010/1194 K. 09.02.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/3038
KARAR NO : 2010/1194
KARAR TARİHİ : 09.02.2010

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Tarih : 26.9.2008
Nosu : 235-309

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

-KARAR-
Davacı vekili, müvekkili aleyhine davalının Mersin 1.İcra Müdürlüğünün 1998/176 sayılı dosyası ile takip başlattığını, takibin dayanağı bonoların tehdit ve baskı altında alındığını, müvekkilinin davalıyı işyerinde sigortalı olarak gösterdiğini, primlerini ödeyerek emekli olan davalıya maaş bağlandığını, tarafların arası açılınca davalının müvekkilini takip konusu senetleri imzalaması için tehdit ettiğini, sahte evrak düzenlemekten dolayı kendisini şikayet edeceğini belirttiğini, çaresiz kalan müvekkilinin senetleri imzaladığını, buna rağmen davalının müvekkilini şikayeti üzerine Mersin 2.Ağır Ceza Mahkemesinin 2001/464 Esas sayılı dosyasından yargılanarak ceza aldığını, ispat yükünün davalıda olduğunu ileri sürerek müvekkilinin borçlu olmadığının tespiti ile % 40 tazminatın davacıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, haksız açılan davanın öncelikle zamanaşımı yönünden reddi gerektiğini ispat yükünün iddianın aksine davacıda bulunduğunu, davacının muhasebeci olduğunu, kendisini bir apartmanda sigortalı olarak gösterdiği için davacıya yıllar boyunca sigorta primlerini yatırması için ödeme yapıldığını, ancak davacı bu paraları ilgili yerlere yatırmadığı için mağdur olduğunu, bu nedenle davacının 5.12.1997 tarihli taahhütnameyi ve senetleri imzalayıp verdiğini, takibe 1998 yılında giriştiğini belirterek haksız davanın reddi ile % 40 tazminatın davacıdan tahsilini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama, toplanan deliller neticesinde dava konusu bonoların davalı tarafın davacıyı sahte evrak düzenlemekten dolayı şikayet edeceği tehdit ve baskısı ile verildiği iddia edildiği, davalının davacıyı şikayeti üzerine Mersin Cumhuriyet Savcılığının 6.10.1999 tarihli iddianamesi ile dava açıldığı, bu tarihten sonra davacının B.K.nun 31.maddesi gereğince bir yıl içinde senedin hükümsüzlüğü istemi ile dava açması gerektiği, zira, B.K.nun 31. maddesi uyarınca ikrah nedeni ile menfi tespit davasının ikrahın ortadan kalkmasından itibaren 1 yıllık hak düşürücü süre içinde açılması gerektiği, somut olayda bu süre içinde davanın açılmadığı gerekçeleri ile davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 9.2.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.